7 Şubat 2012 Salı

Eczacıların isteği, sonunda kabul edildi


Eczacıların isteği, sonunda kabul edildi

SGK, eczanelere 75 milyon lira ‘danışmanlık ücreti’ ödeyecek

Yıllardır reçete başına belli bir para almaları gerektiğini savunan eczacıların isteği, sonunda bu yılki ilaç pazarlıkları sırasında kabul edildi. Bu da, 2011 yılında 300 milyon adet reçeteyi üstlenen SGK’nın, bu yıl reçete sayısı aynı kalsa bile eczanelere en az 75 milyon lira ödemek zorunda kalacağı anlamına geliyor.ANKARA - İlaç fiyatlarındaki düşüşle karları azalan eczaneler, son bir kaç yıldır sürekli talep ettikleri ancak kabul görmeyen ‘Reçete başına danışmanlık ücretini/meslek hakkı’ talebini Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) sonunda kabul ettirdi. SGK, geçtiğimiz hafta ilaç firmalarının özellikle kalp, şeker ve kanser ilaçlarında anlaşmaya yanaşmayarak gerilimi tırmandırdığı pazarlıklarda, eczanelerin reçete başına 25 kuruş para talebini kabul etti. Böylece SGK, ilk kez bu yıl eczanelere, vatandaşa doktorun yazdığı reçeteye uygun ilaç verdikleri için, her bir reçete başına 25 kuruş para ödeyecek. 2011 yılı sonunda 300 milyon adet civarında reçeteye işlem yapan SGK, reçete sayısında artış olmasa bile bu yıl eczanelere açıktan 75 milyon lira ödemek zorunda kalabilecek.

SGK ile eczaneler arasında ilaç fiyatlarıyla ilgili geçen yıl da bir gerilim yaşanmış, ilaç fiyatlarındaki düşüşlerle kârları azalan eczacılar, SGK’dan, reçete başına ‘meslek hakkı’ ya da ‘danışmanlık ücreti’ adı altında para talep etmişlerdi. Süren pazarlıklarda SGK sözkonusu talebi kesin bir dille reddetmişti. Ancak bu talep sürekli gündemde oldu. İlaç fiyat anlaşmasının bitişi ve yeni anlaşmanın imzalanması sürecinde bu yıl da aynı konu masaya geldi. Özellikle son iki hafta 193 kritik ilaçta anlaşma sağlamak üzere pazarlık masasına oturan SGK, başka kanser, kalp hastalıkları ve insülin gibi temininde zorunluluk bulunan ilaçlarla ilgili sert bir pazarlıkla karşı karşıya kaldı. Birbiri ardına yapılan pazarlıklarda SGK, eczacıların meslek hakkı - danışmanlık ücreti talebini gündemine almak zorunda kaldı. Eczacılar, “İlaç almaya gelen vatandaşı ilaç ve tedavi konusunda bilgilendirme zorunlulukları olmadığını, ancak vatandaş mağdur olmasın diye bu hizmeti bedelsiz verdiklerini” ve “Eczacıların bilgi birikimi, donanımı ve emeği karşılığında bu hakkı almasının bir gereklilik olduğunu” savundu. Bu kapsamda daha önceki yıllarda vatandaşa hazırladıkları reçete başına sabit bir tutarda para ödemesini talep eden eczacılarla pazarlığa oturuldu. Sonunda bu tutar reçete başına 25 kuruş olarak belirlendi.

Günde 1 milyon reçete

Her bir mesai gününde ortalama 1 milyon adet reçetenin geldiği SGK, son rakamlara göre yılda ortalama 300 milyon adet reçete ödüyor. SGK’nın ödediği reçete sayısı, 2011 yılına göre hiç artmasa bile, 2012’de eczacılara ödenecek meslek hakkı/danışmanlık ücreti en az 75 milyon lira olacak. Bu ise genel bütçeden kaynak aktarılan SGK’nın, bu tutarda parayı eczacılara ödemesi anlamına gelecek. Bu uygulamanın kabul edilmiş olması, gelir-gider dengesini genel bütçe kaynaklarıyla kurabilen SGK’yla ilgili gelecek yıllar için endişe kaynağı olarak görülüyor.

1.100 eczane en yüksek payı alacak

SGK’nın sağlık harcamaları kapsamında 2011 yılında tedavi ve ilaç giderleri içindeki 6 milyar liralık tutar, eczacı ve ilaç depolarından oluşan dağıtım kanallarına harcandı. Ancak SGK tarafından yapılan bu ödemenin yaklaşık 24 bin eczaneye dağılımında çarpıcı bir gerçek ortaya çıkıyor.

Yaklaşık 6 milyar liralık ödemenin yaklaşık 4 milyar liralık kısmı 24 bin eczane içindeki sadece 1.100 eczane/ ecza deposuna gidiyor. Kalan tutar ise yaklaşık 23 bin eczane tarafından paylaşılıyor. Böylece reçete başına ödeme sisteminde de, söz konusu tutardan en fazla payı, daha çok reçete yaptıkları için yine çok kazanan 1.100 eczacı alacak.

CHP, Özel İletişim Vergisi’nin kalkması için kanun teklifi verdi

CHP, Özel İletişim Vergisi’nin (ÖİV) kaldırılması için kanun teklifi verdi. CHP Genel Başkan Yardımcıları Sezgin Tanrıkulu, Gürsel Tekin ve Erdoğan Toprak ile Balıkesir Milletvekili Nedret Akova, ‘Gider Vergileri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’ni TBMM Başkanlığı’na sundu.

Teklifin gerekçesinde, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999’da meydana gelen depremin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek amacıyla 26 Kasım 1999’da çıkarılan kanunla, 31 Aralık 2000 tarihine kadar her çeşit cep telefonu işletmecileri tarafından verilen tesis, devir, nakil ve haberleşme hizmetlerine yüzde 25 ÖİV uygulamaya konulduğu anımsatıldı. ÖİV’nin, her yıl uzatıldığı, 2004 tarihinde çıkarılan kanunda yapılan değişiklikle kalıcı hale getirildiği ifade edildi. Türkiye’nin, cep telefonundan alınan vergiler açısından dünyada en yüksek vergiyi ödeyen ülke olduğu belirtilerek, şöyle denildi:

“Gelişmiş ülkelerde faturalara sadece KDV yansıtılırken ülkemizde ise yüzde 18 KDV oranının yanı sıra yüzde 25 ÖİV alınıyor. Türkiye’de mobil iletişimden alınan vergi toplamı yüzde 43’e ulaşırken, sabit hatlarda da bu oran yüzde 33 düzeyinde gerçekleşiyor. Elektronik haberleşmesi üzerinden alınan ÖİV’nin kaldırılması, vergi adaletini sağlayacağı gibi vergi oranlarının daha makul düzeylere çekilmesini sağlayacaktır. Düşen vergi oranları nedeniyle abone sayısı artacak, konuşma süreleri uzayacak bunlara bağlı olarak vergi gelirlerinde artış elde edilecektir.”

Kaynak : Vatan Gazetesi


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder