18 Aralık 2011 Pazar

Kulaklıkla yüksek sesle müzik dinleyenlere dikkat!!! ''Sağır olmayın!''


''Sağır olmayın!''

Kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlemek gürültüye bağlı işitme kayıplarına yol açıyor


Prof. Dr. Orhan Gedikli, "Çok yüksek oranda bir sese ani olarak maruz kalmak, ani işitme kayıpları dediğimiz kayıplara sebep oluyor" dedi.

Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Orhan Gedikli, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, kulağın son derece hassas bir organ olduğunu
belirterek, "Kulağın yapısına baktığımızda sesi kulak kepçesi alıp dış kulak
yoluyla kulak zarına iletiyor. Zar titreşmeye başlayarak titreşimleri
kemikçiklere iletiyor. Orta kulak kemikçikleri titreşimi iç kulağa taşıyor. İç
kulakta işitme hücreleri harekete geçiyor ve ses enerjisini elektrik enerjisine
dönüştürerek işitme sinirleri aracılığıyla beyine gönderiyor. Algılama merkezleri
gelen sesleri ayırarak tanıyor" diye konuştu.



Kulağa seslerin belli bir seviyenin üzerinde geldiği zaman orta kulakta
bulunan iki orta kulak kasının kasılarak iç kulağın tahribatını engellemeye
çalıştığını anlatan Gedikli, "Bu kaslar sesin desibelini, şiddetini
düşürüyorlar. Bu sistem kulağın kendini koruma mekanizmasıdır. Ama bu korumayı
belirli seviyeye kadar yapabiliyor. Uzun süre kulaklıkla ya da kulaklık takmadan
kapalı bir mekanda gürültüye maruz kalmak, işitme sistemi açısından son derece
sakıncalı" dedi.

Toplu ulaşım araçlarında gençlerin uzun süre yüksek sesle müzik
dinlemelerinin sakıncalarına değinen Gedikli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Siz bir müzik cihazını açıp uzun süre yüksek seste dinlerseniz, aynı
zamanda uzun süre gürültüye maruz kalmış sayılırsınız. Özellikle gençler arabada,
otobüslerde cep telefonlarına kulaklığı takıp son ses açmış vaziyette uzun süre
müzik dinliyor. Buna bağlı olarak gürültüye bağlı işitme kayıpları oluşmaktadır.
Bu bir hastalıktır. Özellikle gürültülü işlerin yapıldığı fabrikalarda, iş
yerlerinde maske kullanma zorunluluğu vardır. Devamlı gürültüye maruz kalmak iç
kulağın dışa yakın orta kulak tarafındaki hücrelerini tahrip ederek yavaş yavaş
artan işitme kaybına sebep olur. Bu kronik bir hastalıktır. İşitme kaybı yavaş
yavaş arttığı için gürültüye maruz kalan kişiler bu durumu anlayamamaktadır. Bu
tür işitme kayıpları anlaşılır seviyeye geldiği zaman artık geri dönüşüm yoktur.
Kulakta tahribat olmuş, işitme kaybı gerçekleşmiştir. Artık kişinin işitme cihazı
uygulamasından başka bir geri kazanımı yoktur. Bu zararlı alışkanlık özellikle
genç ve orta yaşlı gurubun alışkanlığıdır. Müzik belirli aralıklarla orta seste
dinlenebilir.

Çok yüksek oranda bir sese ani olarak maruz kalmak, ani işitme kayıpları
dediğimiz kayıplara sebep oluyor. Bu durum daha sıkıntılı bir durumdur. Uzun
süreli ses kaybında durum yavaş yavaş ilerliyor. Ani ses kaybında bir silah, top
sesi veya bir gece kulübünde, düğünde yüksek ses veren hoparlörün dibindeki
masada oturup yüksek sese maruz kalarak kulağında çınlama uğultuyla gelen
hastalarımız oldukça fazladır. Kulakta yüksek sese maruz kalma sonucu ani işitme
kaybına maruz kalmak oldukça sıkıntılı bir rahatsızlık. Çünkü o ani rahatsızlık
ileri derecede bir kayıptır."

-Tedavi süreci- 

Prof. Dr. Gedikli, ani oluşan işitme kayıplarında tedavi yolunu ise "24
saat içinde müdahale edilirse yüzde 50 yakın bir geri getirme mümkündür. Müdahale
24 saati geçerse kaybın geri gelme şansı yüzde 10’a-15’e kadar geriler. Aradan
bir hafta geçtikten sonra geri gelme şansı yüzde bir bile değil. Müzik sesi
normal oranda açılmalı son ses açıldığı zaman hoparlör dibinde oturan ve
kulaklıkla müzik dinleyen tüm kişiler zarar görür" diye konuştu.

Gürültü konusunda yasal düzenlemeler de bulunduğunu hatırlatan Gedikli,
şunları söyledi:

"Yüksek gürültü, insan sağlığı açısından her zaman risk, özellikle kulak
olmak üzere birçok konuda negatif etkisi var. Moral ve motivasyonu bozar, çalışan
kişilerin kendilerini işe verememelerine sebep olur. Bu dikkat kaybına bağlı iş
kazaları meydana gelmesine sebep olur. Birçok psikolojik sorunu doğurur.
Devletin, Sağlık Bakanlığının, sivil toplum kuruluşlarının halkı bilinçlendirmesi
lazım, bu konuda mücadele de ediliyor."


Kaynak: Vatan Gazetesi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder