31 Ekim 2011 Pazartesi

BEBEKLIK VE ÇOCUKLUK


BEBEKLIK VE ÇOCUKLUK
Bebekler kendilerine gülünmesinden ve kendileriyle yumuşak bir sesle konuşulmasından mutlu olurlar ve algıları gelişir. Bebeğinize gülün ve onunla konusun.
Bazı anne-babalar bebeklerin zekasını geliştirebileceklerini düşünürler. Yatak çarşaflarının renkli ve desenli olmasi gibi seyler bebegin algisinin gelismesi için yeterlidir. Bunun ötesinde Çocuğunuzun zekasini gelistiremezsiniz. Çocugunuzu zorlamayin.
Bebeginizin dis çikartirken, yürümeye ve konusmaya baslarken, huysuz olacagini kabullenin.

Bebekler gelisimlerinin her asamasinda huzursuz ve çekilmez olurlar.
Çocuğunuzun televizyon sebebiyle geç yatmayi aliskanlik haline getirmesine izin vermeyin.
Atalarimiz “Uyusun da büyüsün” demisler. Bugün doğru söylediklerini biliyoruz. Büyüme hormonu gece uykuda salgilanir. Geç yatan çocuklar sagliksiz olur. On iki yasina kadar çocuklar kisin en geç 21.00, yazin 22.00’de yatmalidir.
Yemek konusunda çocuğun üstüne fazla düsmeyin. Onun da özel tercihleri olabilecegini kabul edin.
Çocuğunuz önündeki yemegi yemekte zorlaniyorsa, tabagi bitirmeye mecbur etmek yerine, yarisini yemesini isteyin. Belki yarim tabak eksik yemek yer, ancak adina “uzlasma” denilen ve hayati yasanilir kilan bir özellik kazanma yolunda önemli bir adim atar.
Oyun oynayarak, komiklik yaparak yemek yedirmeyin. Aksi takdirde yemek saatinde özel ilgi bekler.
Hela terbiyesi büyük ve küçük çisi için ayri ayri varolmaz. Iki yasina gelen çocuğun annesi iki gece uykusuz kalmayi göze alirsa bu is çözülür.
Çocuğunuza okumayi okula baslamadan ögretmek için denemede bulunun, ancak asla zorlamayin. Çocuğunuza okul öncesi ögretmek istediklerinizi oyunla yapin. Zevk aliyorsa devam edin, istekli degilse birakin.
Sayilari ögrendikten sonra Çocuğunuza harçlik verin. Tasarruflarini tesvik edin.
Çocuğunuza paranin degerini ögretin. Her konudaki alim kararinin öncelikle “ucuz” veya “pahali”likla degil, alinacak nesnenin bu paraya “deger” veya “degmez” olusu ile ilgili oldugunu anlatin.
Çocuğunuzun harçligi ile yaptigi harcamalari yönlendirin, ancak karşı çikmayin. yanlış yapmadan dogrunun bulunamayacagini unutmayin.
Haftalik alisverisinizi çocugunuzla yapin ve taleplerini sikilmadan ve dürüst olarak cevaplandirin. Böylece Çocuğunuza “para gerçegi”nizi yasatarak ögretmis olursunuz.
Bes yasindan baslayarak Çocuğunuza günlük program yapin. Sekiz yasindan baslayarak programda onun fikirlerine yer verin. On yasindan baslayarak birakin programini kendisi yapsin.
Günlük program ders ve sorumluluklarin toplami degildir. Programin içinde eglenme, dinlenme, okuma, televizyon seyretme ve sosyallesmenin yer almasini tesvik edin.
Çocuğunuza sik sik ders çalismasi gerektigini hatirlatmaktansa, yaptigi günlük programi televizyonun yanina asmasini isteyin.
Küçük çocugunuzu asla direksiyona oturtmayin, araba kullanirken kucaginiza almayin.
On iki yasina gelmeden çocugunuzu arabanin önüne oturtmayin. Araba hareket halindeyken çocuk arkada ve bagli olmalidir.
Alti yasina kadar çocuklar, arkada iki koltuk arasinda ayakta durmaya bayilirlar. Bir kaza sirasinda en büyük zararin arkada, ortada oturana ve durana geldigini hep hatirlayin.
Çocugunuzu yaz okullarina gönderirken çok dikkatli olun. Yaz okullarinin büyük çogunlugu, vaat edilenlerin aksine çocukların kendi haline birakildigi yerlerdir.
Yaz okullarinin çogu, çocuga yasinin ötesinde cinsel egitim vermeye yarar.
Çocuğunuzun gittigi yaz okulunu sik sik ziyaret edin, aksakliklari yöneticilerle görüsün.
Çocuğunuzun hak ettigi ilgiyi görmesinin tek yolu budur.

ÇOCUGU KABULLENMEK
Çocuğunuzu olmasini istediginiz gibi degil, oldugu gibi kabul edin. Böylece olabileceklerinin en iyisi olmalarina imkan verirsiniz.
Çocugunuzu degistiremezsiniz. Onu ancak degisim için cesaretlendirebilir ve isteklendirebilirsiniz.
Küçük çocuğunuzu değiştirmeye çalışmak, onun üzerine oturmaya benzer. İstediğinizi elde ettiğinizi düşündüğünüz sırada, altta kalanın enkaz olduğunu fark edersiniz.
Çocuğunuzun sahip olmadığı özelliklere üzülmek yerine, sahip olduklarina sevinin.
Çocuğunuzun yansıttığı kişiliği kabul edin.
Çocuğunuzun yaptığı, elinden gelendir. Çocuğunuzun sınırlarını kabullenin.
Sizin istediğiniz ve Çocuğunuzun yapamadığı birçok şey, gerçekte Çocuğunuzun elinden gelmediği için yapamadığı şeylerdir.
Çocuğunun “çok akilli, ama tembel” olduğunu düsünen anne-babalarin çogu ya birinci, ya ikinci yargilarinda yaniliyorlardir.
“Çok akil” mutlaka herhangi bir alanda çocuğun ortaya yasitlarindan çok farkli bir sey koymasina imkan verir. (Iste size Çocuğunuzun çok akilli olup olmadigini sinayacak bir ölçü)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder