10 Ağustos 2011 Çarşamba

Zehravi

Zehravi
Zehravi Endülüste yetişen Ünlü tıp alimi. İsmi, Halef bin Abbas ez-Zehravi olup, künyesi Ebül-Kasımdır. 930-1013 seneleri arasında yaşamıştır. Kurtuba yakınlarındaki Ez-Zehrada doğduğu için Zehravi ismiyle Ünlü oldu. Batı ilim aleminde Ebül-Kasis, Bukasis ve Al-Zahravivs olarak bilinir. Zamanında ilim ve kültür seviyesi en yüksek olan Kurtuba Üniversitesinde öğrenim gördü. Özellikle tıp ilminin nazari ve tatbiki sahalarında derinleşerek söz sahibi oldu. Endülüs Emevi halifelerinden Üçüncü Abdurrahman ile sonra yerine geçen İkinci Hakem devrinde saray doktoru olarak çalıştı ve hükümdarların özel tabibi oldu.

Müslüman cerrahların babası olarak kabul edilen Zehravi, daha çok cerrahi sahasında başarılı ve Ünlüdur. Cerrahiye ilk önem veren alim, Ünlü Razi idi. Ali bin Abbas onun yolunu takip etmiş, sonra İbn-i Sina yetişmiştir. Endülüste de İbn-i Zühr bu sahada temayüz etti. Tıp ve cerrahiyi birleştirerek tıp ilminde hamle yaptı. Fakat cerrahinin başlı başına bir ilim haline gelmesi Zehravi sayesinde olmuştur. Zira o, sadece nazariyelerle uğraşmadı. Bizzat ameliyatlar yaparak, metodlar ve aletler keşfetmeyi ve bunları maharetle kullanmayı başardı. Avrupada İslam alimleri ve ilimlerinin ışığı sayesinde teşekkül eden rönesans hareketinde Zehravinin de büyük tesiri ve rolü oldu. O devirde Avrupada Zehravinin eserleri ve bunlarda ortaya koyduğu tıbbi ve cerrahi usuller de temel müracaat kaynağıydı.

Zehravi, daha o devirlerde birçok günlük acil hallerde cerrahi usullerini başarı ile tatbik etmiş, burun ameliyatları yapmış, gümüş nitratı kullanmıştır. Dağlama yoluyla da önceleri hiç yapılmamış birçok cerrahi tedaviyi başarmıştır. Hayatının büyük bir kısmını doğduğu yer olan Medinet-üz-Zehrada tıp ve eczacılık araştırmalarıyle geçiren Zehravi, ayrıca din ve zamanının diğer fen ilimlerini de tahsil etmiştir. O, cerrahi uygulamalarda çok hassastı. Ameliyatlarda kullandığı aletleri kendisine has bir metodla mikroplardan temizledikten sonra kullanıyordu. Bu işte bilinen ve Maddet-üs-safra denilen bir maddeden faydalandı. Günümüzde yapılan araştırmalar bu maddenin bakterileri imha edici özelliğe sahip olduğunu ispatlamıştır.

Zehravinin en çok meşgul olduğu ve çağdaşlarını da en fazla yoran hastalıklardan biri kanserdi. Onun bu hastalık için ortaya koyduğu tedavi usulleri günümüze kadar uygulanagelmiştir. O, akciğer iltihaplanmaları üzerinde çalışmış ve ameliyatla göğsü yarıp dağlama yoluyla bunu tedavi etmeyi başarmıştır. Böbrek taşlarını düşürme ve ameliyatla çıkarmayı ilk defa gerçekleştiren yine odur. Yaptığı ameliyat günümüz operatörlerininkiyle aynıydı. Göz, kulak, burun, boğaz ve diş cerrahisinde önderlik etti ve ilk defa fıtık ameliyatını gerçekleştirdi. Kadın hastalıkları dalında yeni usul ve aletlerle büyük gelişmeler kaydetti. Çocuğun ters doğumuna müdahaleyi ilk defa o tavsiye etti. Bu metod doğuma çok yardımcıydı. Zehraviden asırlar sonra Stutgartlı Jinekolog Walcher (1806-1935) bu yolu kullanmaya teşebbüs etti ve Müslüman bir ilim adamının buluşu olan bu usul, Avrupalı bir hekime mal edilerek Walcher Durumu adıyla Ünlü oldu. Vaginal taş ameliyatını tıp dünyasına kazandırarak, doğumda büyük bir yardımcı olan kolpeurynter aletini yaptı.

Ebül-Kasım Zehravi, ameliyatlarda kendine has anestezi metodlarını tatbik etti ve bunun için banotundan faydalandı. Mafsal iltihaplarını tedkik ederek, tedavisi üzerinde durdu. Varis, yani damar genişlemesi hastalığı üzerinde çalışmalarda bulundu. Poliplerin çıkarılmasında çengel uyguladı ve bir hizmetçisine başarılı bir trakeotomi ameliyatı yaptı. Fransız cerrahı Pareyi şöhrete ulaştıran ve 1552 senesinde ilk defa onun tarafından yapıldığı sanılan, büyük damarların bağlanmasını altı asır önce Zehravi gerçekleştirdi. Ameliyat sırasında mum ve alkol kullanarak kanamayı durdurmayı başardı. Pratisyen cerrahlara suni dikişi, kürk dikişi, karın yaralarında sekiz dikişi, bir ipliğe geçirilen iki iğneli dikişi, bu münasebetle kedi barsakları ile yapılan dikişi, barsak ameliyatında kalkük kullanmayı öğretti. Bütün ameliyat dikişlerinde, özellikle karın çukuru altındaki cerrahi müdahalelerde, ilk defa havsalayı (kalça boşluğunu) yatakta yüksekte tutan o oldu. Yirminci yüzyılın başlarında Alman cerrahı Friedrich Trendelenburg (1844-1924), Zehravinin bu buluşuna sahip çıkıp kendine mal etmiş, Ebül-Kasımın ismi unutturulmuştur.

Zehravi ayrıca birçok diş operasyonlarını tarif etmiştir. Bunlar arasında diş çekme, tespit etme, kökünü besleme ve takma dişle ilgili bilgiler vermiştir. Diğer metallerin ağız içinde kimyasal reaksiyona gireceğini düşünerek altın tel kullandı. Demir, bakır ve altından yapılmış cerrahi aletlerini esaslı bir şekilde geliştirdi. Cerrahi ameliyatlarda dikişler için kullanılacak ipek ipliği imal etti. Burun içindeki fazlalık et parçalarını temizleyip almak için ilk defa senanin denilen orijinal bir alet yaptı. Yine ilaçları mesaneye vermek için madeni şırıngayı ilk defa o yapıp kullandı.

Ebül-Kasım Zehraviyi Ünlü eden ve Avrupada cerrahinin temeli olan Telif adlı eseridir. İki ciltten meydana gelen eser 900 sahifedir. Eserin asıl adı Et-Tasrif Limen Acize anit-Teliftir. Otuz bölümden meydana gelen eserin birinci ve ikinci bölümlerinde hastalıkların genel değerlendirmesi yapılarak tedavileriyle ilgili bilgiler verilmektedir. Üçüncü bölümden yirmi beşinci bölüme kadar olan kısımda ilaçların terkibi anlatılmaktadır. Yirmi altıncı bölümde hastalık, sağlık ve yiyecek rejiminden bahsedilmektedir. Yirmi sekizinci bölüm ise basit ilaçlarla yiyeceklere ayrılmıştır. Kitabın en önemli kısmını 30. bölüm meydana getirmektedir. Burada cerrahlıkla ilgili bilgiler anlatılmaktadır.

Telifin seksenden fazla yazma ve basılı kopyası vardır. Birçok defa latinceye ve İbraniceye tercüme edildi. Eserin birinci ve ikinci kısımları 1519 senesinde Ausburgda Latince olarak basıldı. Cerrahi ile ilgili cüzü, Ünlü Gerard de Cremona tarafından Latinceye tercüme edilmiştir. Bu bölümü Fatih Sultan Mehmed Han zamanında Amasya Hastanesi başhekimi Sabuncuzade Şerefeddin tarafından bazı ufak tefek ilavelerle Cerrahiye-i İlhaniye adıyla Türkçeye tercüme edilmiştir.

Avrupada cerrahinin temelinin atılmasına sebep olan bu eser, Salerno, Montpelleier ve diğer Avrupa tıp fakültelerinde asırlarca ders kitabı olarak okutulmuştur. Ebül-Kasım Zehravi''yi Müslümanlardan çok, asırlarca eserinden istifade eden Avrupalılar tanımışlar, buluşlarını ve tedavi şekillerini kendilerine mal etmişlerdir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder