15 Ağustos 2011 Pazartesi

Tarlakuşu, Yavruları ve Çiftçi



la fontaine masalları oku, la fontaine masalları indir, la fontain masalları tamamı, La fonten masalları fontain masalları, la fontein masalları, la fontain masalları nelerdir, la fonteine masallarını nasıl bulabilirim?


TARLAKUŞU, YAVRULARI VE ÇİFTÇİ


İnsan önce kendine güvenmeli.
Bakın Ezop dede nasıl anlatmış
Bu orta malı gerçeği.
Tarla kuşları yuva yaparken
Buğdaylar daha yem yeşildir.
Canlanma zamanıdır dünyanın;

Cıvıl cıvıldır ortalık sevinçten.
Kocaman balıklar oynaşır denizde,
Aslan, kaplan ormanda,
Tarla kuşları tarlada.
Gel gelelim bir tarla kuşu varmış,
Bahar nerdeyse geçmiş, o hâlâ bekârmış.
Zor belâ o da karışmış cümbüşe,
Bütün doğayla birlikte.
Ana olmuş, yuvasını kurmuş,
Yumurtlayıp üstüne oturmuş.
İşler yolunda gitmiş neyse,
Yavrular çıkmış ortaya, geç de olsa.
Altın başaklar ağırlaşmış, düşecek,
Onlar daha uçmasını öğrenecek.
Ana kuş telâş içinde,
Bir o yana koşuyor bir bu yana.
Yiyecek aramağa giderken,
Diyor ki yavrularına:
— Aman, gözünüzü dört açın.
Tarlanın sahibi bugün yarın,
Oğlunu alır gelir buralara.
Ne konuşacaklar bakalım, dinleyin.
Ona göre biz de düşünür,
Bakarız başımızın çaresine.
Tarla kuşu gidince, tam dediği gibi
Oğluyla sökün etmiş tarla sahibi:
— Tamam, demiş; buğday kıvama gelmiş;
Bugün git eşe dosta haber ver:
Babam imeceye çağırıyor, de;
Yarın erken oraklarıyla gelsinler.
Ana kuş yuvaya dönünce
Bakmış yavruları telâş içinde:
— Dostlarına haber saldı, demiş bir yavru;
Yarın sabah yardıma gelsinler, diye.
— öyleyse merak etmeyin, demiş tarla kuşu;
Vakit var demektir yer değiştirmeğe.
Yarın yine dinleyin bakalım ne diyecek.
Şimdilik keyfinize bakın,
İşte size yiyecek.
Güzelce yemiş yatmışlar uykuya.
Gün doğmuş: dost most yok ortada.
Tarla kuşu uçup gidince işine,
Tarla sahibi gelmiş yine:
— Bu ekin bekleyemez artık, demiş;
Gördün mü eşin dostun ettiğini bize?
Git bari akrabamızı çağır,
Yarın sabah burda olsunlar.
Yavrular daha çok korkmuş bu sefer:
— Anne, akrabasını çağırdı, demişler;
Hemen gidelim burdan...
— Hayır, rahatınıza bakın, demiş anne;
Yarın da hurdayız, sağlam!
Anne haklı çıkmış yine;
Kimseler gelmemiş akrabadan.
Üçüncü gelişinde,
Şafak atmış tarla sahibinde:
— Yanlış yaptık, demiş; halt ettik!
Başkalarına güvenmeyecektik.
Dostun da, akrabanın da iyisi,
İnsanın kendisi, oğul; unutma bunu.
Yarın çoluk çocuk alıp orakları.
Kendimiz girişelim işe.
Ne zaman biterse biter gayrı.
En kestirmesi yine de bu.
Tarla kuşu alınca bu haberi:
— Şimdi, demiş; açalım yelkenleri!
Der demez de yel yeperek,
Bırakmış gitmişler yuvayı,
Uzun boylu lâf etmeyerek.





1 yorum: