5 Ağustos 2011 Cuma

Sakarya İli Tanıtımı


Sakarya    -    No : 54

Sakarya İli
Sakarya ilinin konumu

İdari Teşkilat
Sakarya districts.png


İstatistikler
Nüfus (2010)872.872
― Şehir nüfusu646.889
― Köy nüfusu225.973
Yüzölçümü4821 km²
Nüfus yoğunluğu181.25 kişi/km²
Genel bilgiler
BölgeMarmara Bölgesi
Alan kodu0264


Sakarya, Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nin Çatalca-Kocaeli Bölümü'nde yer alan bir ildir. 2010 yılında yapılan nüfus sayımında nüfusu 872.872'dir.

Sakarya'nın kuzeyinde Karadeniz, batısında İzmit, Bursa, doğusunda Düzce ve güneyinde de Bolu ve Bilecik bulunmaktadır. Sakarya Nehri, Sakarya'nın Karasu ilçesinde Karadeniz' dökülür.
Sakarya'da ekonomi olarak tarım en başta gelmektedir. Hendek,Karasu ve Kocaali ilçelerinde fındık yetiştirimi mevcuttur.Ayrıca mısır yetiştirimide yapılmaktadır. Sakarya'da sanayi son zamanlarda gelişmeye başlamıştır. Son yıllarda kurulan sanayi kuruluşları bu sanayileşmeyi daha da artırmıştır. Sakarya, 900 Bin'e yaklaşan Toplam Nüfusuyla Marmara Bölgesi'nin İstanbul, Bursa, Kocaeli ve Balıkesir'den sonra 4.Büyük iilidir.


Kökenbilim

Sakarya ilinin adını nereden aldığına ilişkin bilgiler Frigler dönemine değin uzanmaktadır. İle adını veren ırmak, o dönemde en önemli Frig tanrılarından olan Sangari’nin adını taşıyordu. Bu ad, Helenistik Çağda Sangarios biçimine dönüştü ve uzun yıllar bu şekilde kullanıldı. Ayrıca eski Yunanlıların Sakarya Irmağı’na "Saldırgan" anlamına gelen Zakharion adını verdikleri de bilinmektedir. Bu ad daha sonraki yıllarda dönüşüme uğrayarak Sakarya biçimini almıştır.


İklim 

En Düşük Sıcaklık 11,02,1976 -10.0 En Yüksek Sıcaklık 25.07.2007 44.3 Yazları Sıcak Ve Yağışlı (Karedeniz İklimi) Kışları Bol Yağışlı Ve Soğuk Özellikle (Geyve Hendek Akyazı Taraklı Sapanca) Diğer İlçelere Göre Daha Soğuk Geçer En Yüksek Kar Kalınlığı 18.02.2008 52.0 Cm En Çok Yağış 26.06.1999 127.7 kg/m2 En Hızlı Rüzgar 23.02.1993 85.3 km/sa Yüksek Kesimlerde Kışın Yağış Genellikle Kar Şeklinde Olur.



Tarih

İlk Çağlar
Yapılan kazılar ve bulgurların tarihi bilgileri sayesinde; bölgede M.Ö. 300 ile 395 yılları arasında başkenti NikoMedya (İzmit) olan Britinyalıların hakimiyeti altında kalmıştır. Kandıra, Kaynarca, Hendek, Karapürçek ve Taraklı’da rastlanan bazı bulgurlarca da bölgenin miladın hemen öncesi ve sonrasında Bitinyalıların egemenliğinde yaşadığı kesinleşmektedir. Bölgede inşa edilen Seyifler, Harmantepe, Tersiye, Paşalar, Çobankale, Mekece kaleleriyle, III. Justinyanus’un 562 yılında Sakarya Nehri’nin üzerine yaptırdığı Beşköprü’ çok sağlamdır.

Osmanlı Dönemi
13. yüzyılın sonlarına doğru Konuralp, bugünkü Adapazarı Havzası'nı fethetmiştir. İlk olarak batı Türkistan ve Azerbaycan'dan gelen göçebe Türk boyları buralarda köyler ve kentler kurmuşlardır. Adapazarı, Sakarya Nehri ve Sapanca Gölü'nden çıkan Çark Suyu arasında kalan yarımada biçimindeki kara parçası üzerinde kurulmuştur. 1563 yılına ait bir vesika ve 1581 yılında Akyazı Ada Kadılığı'na yazılan ve bu yöreden nahiye diye bahseden bir ferman şehrin tarihini anlatan ilk belgelerdendir.

I.Dünya Savaşı 
Atatürk, bir yandan iç işlerle uğraşıyor, bir yandan da yeni bir savaşın hazırlıklarını yapıyordu. Yunanlılar Sakarya çevresinde saldırıya geçmişlerdi. Atatürk, 5 Ağustos 1921’de Büyük Millet Meclisi’nden başkomutan olarak yetki aldıktan sonra, 12 Ağustos’ta Polatlı’daki cephe karargâhına gitti. Savaş 23 Ağustos’ta başladı. Geceli-gündüzlü üç hafta sürdü.
Bu savaşın kazanılmasında Atatürk’ün sarsılmaz isteminin çok büyük payı oldu. Savaşın ilk günlerinde cephemiz zaman zaman bozuluyordu. Atatürk, Sakarya Savaşı’nın bu çetin günlerini şöyle anlatıyor:
“Meydan muharebesi 100 kilometrelik cephe üzerinde cereyan ediyor, sol cenahımız Ankara’nın 50 kilometre cenubuna kadar çekilmişti. Ordumuzun cephesi garba iken cenuba döndü, arkası Ankara’ya iken şimale verildi. Tebdil-i cephe edilmiş oldu. Bunda hiç beis görmedik. Hatt-ı müdafaalarımız kısım kısım kırılıyordu. Fakat derhal kırılan her kısım en yakın bir mesafede yeniden tesis ediliyordu. Hatt-ı müdafaaya çok rapt-ı ümit etmek ve onun kırılmasıyla ordunun büyüklüğü ile münasip uzun mesafe geriye çekilmek nazariyesini kırmak için, memleket müdafaasını başka bir tarzda ifade ve bu ifademde ısrar ve şiddet göstermeyi faydalı ve müteessir buldum. Dedim ki: Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça terk olunamaz. Onun için, büyük, küçük her cüz-i tam bulunduğu mevziden atılabilir fakat küçük, büyük her cüz-i tam ilk durabildiği noktada tekrar düşmana karşı cephe teşkil edip, muharebeye devam eder!”


Nüfus ve İlçeler


Sıraİlçe Adı2008 Nüfusu2009 Nüfusu2010 Nüfusu
1Adapazarı Merkez237.259243.204245.458
2Akyazı83.74783.22083.191
3Arifiye37.29037.24537.864
4Erenler72.62172.47573.418
5Ferizli24.15723.87723.620
6Geyve46.62946.52046.846
7Hendek74.60774.08473.815
8Karapürçek12.54812.44012.326
9Karasu53.27553.84253.708
10Kaynarca23.37623.14723.085
11Kocaali24.62224.14122.983
12Pamukova26.75726.77226.640
13Sapanca36.91636.85637.652
14Serdivan75.60281.94390.680
15Söğütlü14.19314.25514.249
16Taraklı7.6937.5497.337
Toplam-------851.292861.570872.872


Ekonomi

Coğrafi konum itibari ile sanayi, tarım ve turizm yatırımlarına uygun bir nitelik taşımaktadır. Özellikle İstanbul, Bursa ve Kocaeli üçgeninde sanayinin yoğunlaşması, müteşebbisleri yeni yatırım alanları arayışlarına yönlendirmiş dolayısıyla da alternatif bir yatırım alanı olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. İlde sanayinin sağlıklı bir biçimde oluşup gelişmesi birinci organize sanayi bölgesindeki özel sektör yatırımlarının tamamlanması ve ikinci organize sanayi bölgesinin hayata geçirilmesi ile mümkün olacaktır.
Sanayinin yanı sıra tarım ve hayvancılıkta ilimiz ekonomisinde önemli bir paya sahip olup aktif nüfusun % 50’a yakını tarımla uğraşmaktadır. Ayrıca sığır besiciliği ve tavukçuluk ilimiz ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.
Konum itibariyle ülkemizin sosyo-ekonomik açıdan en gelişmiş yöresi olan Marmara Bölgesini Anadolu’nun diğer bölgelerine bağlayan ana ulaşım akışı üzerinde yer alması ilin iç turizmine de büyük canlılık getirmektedir. Özellikle termal kaynaklar bakımından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir.
Bulunduğu coğrafyanın yer altı ve yerüstü zenginlikleri Sakarya’yı bugün gelişmekte olan Türkiye sanayisinin en gözde illerinden birisi durumuna gelmiştir. TEM ve D-100 (Eski E-5) uluslararası karayolları ile Haydarpaşa-Arifiye demiryolu hattı Avrupa’yı, Asya’ya bağlayan uluslararası karayolu ulaşımı olarak Sakarya’nın coğrafi konumunu öne çıkarmaktadır.
Ekonomisi bugüne kadar tarım ve ticarete bağlı olarak gelişen Sakarya, 1990 yılların başından itibaren sanayi ağılıklı bir gelişim içine girmiştir. 1990 nüfus sayımında % 55’den fazlası kırsal kesimde yaşarken, sanayinin çok kısa zaman içerisinde büyük bir gelişim göstermesiyle, 1997 yılında şehirlerde yaşayan nüfusun oranı % 69’a yükselmiştir. Ekonomik gelişme verilerine bakıldığında, şehirde yaşayan nüfus oranının yakın zaman içinde hızla artacağı görülmektedir. Ancak 1999 yılında yaşadığımız deprem nedeniyle şehir nüfusunun büyük bir kısmı kırsal kesime kaymış durumdadır. İlimizde 40 bine yakın konutun hasar görmesi nedeniyle insanlarımız binalarında oturamamaktadır. Fakat kalıcı konutların tamamlanmasıyla nüfusun bir kısmı şehre geri dönmüştür.
sağlam zeminler üzerine ve alt ve üst yapıları bitmiş kalıcı konutların inşaatları bir kısmı tamamlanmış bir kısmı da tamamlanmak üzeredir. Bu yeni yerleşim bölgesinde modern bir kent doğmaktadır. Ticari hayat yine eski yerinde devam edecektir. İnsanlarımızın huzur içinde yaşabilecekleri güzellikte bir kent oluşumu içindedir. Birkaç yıl içinde her yönüyle mükemmel bir şehir ortaya çıkacaktır.

Tarım ve Hayvancılık

Tarım Sakarya'da gün geçtikçe artmaktadır. Çoğunlukla fındıkla gelir sağlanmaktadır. Fındığın yanında patates ve pancar da önemli bir alır. Geyve'nin elma ve Taraklı'da enginar üretimi oldukça fazladır.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder