7 Ağustos 2011 Pazar

Osmanlıda Kültür ve Medeniyet (Merkezi Teşkilat)

MERKEZ TEŞKİLATI
1- PADİŞAH
Padişahların başa geçmesi (Veraset sistemi)
Osmanlı Devletinde kimin padişah olacağı konusunda kesin bir kural yoktu. Osmanlı ailesinin bütün erkekleri taht üzerinde hak sahibi idiler. Onun için padişah ölünce oğullarının hangisinin tahta geçeceği konusunda devlet yönetimindeki etkili grupların (ümera,ulema vb.)
tercihleri önemli rol oynuyordu. Eski Türk Devlet geleneğinden kaynaklanan bu sistem (Kut anlayışı) taht kavgalarına neden oluyordu. Fatih Sultan Mehmet bu sakıncayı ortadan kaldırmak için tahta geçme yöntemini belirleyen bir kanunname düzenlemiştir. Bu kanunla Fatih'in amacı:
• Taht kavgasına son vererek, ülkenin birlik ve bütünlüğünü sağlamak,
• en güçlü olanın padişah olmasını sağlamaktı.

I. Ahmet Dönemi’nde (1603-1617) yapılan değişiklikle en yaşlı ve akıllı olanın (ekber ve erşed) padişah olması esası benimsenmiştir. I. Ahmet sancağa çıkmadan padişah olan ilk kişidir.
NOT: Ekberiyet sistemi Şehzadeler arasındaki rekabet duygusunu ortadan kaldırması bakımından olumsuz,taht kavgalarına son vermesi bakımından da olumlu sonuçlar doğurmuştur.
Padişahların yetişmesi
16. yüzyılın sonlarına kadar şehzadeler 14-15 yaşlarına gelince, Anadolu’daki sancaklara sancakbeyi olarak gönderilmiş, burada bir Lala’nın yanında devlet yönetiminde tecrübe kazanmaları sağlanmıştır.
NOT: Lala'yı, Büyük Selçuklulardaki Atabeylere benzetebiliriz.
III. Mehmet'ten sonra şehzadelerin sancağa çıkma usulü kaldırılmış, şehzadeler, devlet tecrübesinden yoksun olarak, sarayda “kafes hayatı” yaşamışlardır.

(1) Osmanli Devleti’ne parlamento kavramı asağıdakılerden hangisiyle girmistir? (2001 KPSS)
A. Divan-i Hümayun       B. Kanunname-i Al-i Osman
 C. Saltanat Surasi           D. Kanun-i Esasi E. Vilayet Nizamnamesi

Padişahların ünvanları
Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında başta bulunan hükümdarlara Bey denilmiştir. Yine Hırıstiyanlara karşı savaştıklarından Gazi de denilmiştir. Hükümdarların aldığı diğer başlıca ünvanlar, Han, Hakan, Hünkâr, Sultan ve genellikle Padişah'dır.

NOT: Yavuz Sultan Selimin 1517 Mısır seferi sonucu halifelik Osmanlı padişahlarına geçmiştir. Böylelikle Osmanlı hükümdarları padişah olarak devletin, halife olarak da Müslümanların başı olma özelliği taşımışlardır.

2- SARAY
Padişahın hem özel hayatının geçtiği, hem de devletin yönetildiği yerdi. Saray, Harem, Enderun ve Birun olmak üzere üç bölümden oluşmuştur. Enderun ve Birun, Bab’üs Saade (Orta kapı) denilen kapıyla birbirine bağlanmıştır.Harem, hükümdarın özel hayatının geçtiği mekândır.

NOT: Osmanlılarda ilk saray Bursa da yapılmıştır. Başkent Edirne olunca burada daha büyük bir saray yapılmış, İstanbul'un fethiyle Fatih Bayezıt'taki mevcut sarayda oturmuş, buranın yeterli gelmemesi üzerine aynı yerde başka bir saray yaptırılmıştır. Eski Saray denilen bu sarayın da yeterli olmaması üzerine, yine Fatih tarafından Topkapı Sarayı (yeni saray) yapılmıştır. Padişahlar 19. yüzyıla kadar burada oturmuşlar, sonra, Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldız sarayları yapılmıştır.

3- DÎVÂN-I HÜMAYUN (Merkez Teşkilâtı)
Önemli şikâyetlerin dinlendiği, devlet işlerinin görüşüldüğü Divan-ı Hümayun önceleri Divanhane'de toplanırken, Kanunî zamanında yapılan Kubbealtı denilen yerde toplanmaya başlamıştır. Divan teşkilatı ilk defa Orhan Gazi zamanında kurulmuştur. Fatih Sultan Mehmet padişahların divân toplantılarına katılma geleneğine son vererek, toplantıları kafesli bir pencerenin arkasından takip emiştir. Divan’da “Berat” ve ”Ferman” denilen iki tür karar çıkmıştır. Berat, bir yetki, görev veya memuriyet veren yazılardı. Ferman ise, yapılması istenen veya istenmeyen buyruklardı. Divan kararlarına “hüküm” denilmiştir.

Dîvân-ı Hûmâyun üyeleri: (1)


1-Padişah(Fatih Sultan Mehmet Dönemi’nden itibaren Dîvâna sadrazam başkanlık yapmaya başlamıştır)
2-Vezir-i Azam (Kanunî Dönemi’nden itibâren “Sadrazam” denilmeye başlanmıştır)

3-Kubbealtı Vezirleri (Seyfiye)
4-Nişancı  (Kalemiye)
5-Kazaskerler (İlmiye)
  • Rumeli  Kazaskeri
  •  Anadolu Kazaskeri
6-Defterdarlar(Kalemîye)
  • Anadolu Defterdarı
  • Rumeli Defterdarı (Başdefterdar)
NOT: Bunlardan başka eğer vezir rütbesine sahiplerse Yeniçeri Ağası ve Kaptan-ı Derya da divan üyesi olur ve görüşmelere katılırlardı.
Bunlar askeri,idari,adli,mali ve bürokrasinin en üst yetkilileriydi. Divana katılan fakat oy kullanmayan şeyhülislamın protokoldeki sırası veziri azamla aynıydı. Hem ilmi kişiliği, hem de fetva verme yetkisi dolayısıyla şeyhülislama büyük saygı gösterilmiş, Tanzimat’tan sonra yönetimdeki önemi azalmaya başlamıştır.

4- MERKEZ TEŞKİLÂTINDA DEĞİŞİMLER
XVIII. Yüzyıl
• Tahta Osmanlı ailesinin en yaşlı üyesinin geçmesi, zamanla devlet işlerinin sadrazamlara bırakılması sonucun doğurmuştur. Sadrazamların güçlenmesi ile Divan, Bab-ı Âli'de(Sadrazam kapısı=Yüksek Kapı) toplanmaya başlamıştır
• 18. yüzyılda devletlerarası ilişkiler ön plana çıkınca diplomasi önem kazanmaya başlamış, böylece, Kalemîye sınıfının özellikle de Reisülküttab’ın etkinliği artmış, dış ilişkileri düzenler konuma gelmiştir.
II.Mahmut Dönemi
• 1826'dan itibaren Bab-ı Âli sadrazamın özel ikametgahı olmaktan çıkmış, devletin hükümet binası haline gelmiştir.
• II. Mahmut zamanında Divân Batı ülkelerinde olduğu gibi yeniden düzenlenmiştir. Divân-ı Hümayûn yerine nezaretlerden (nazırlıklar=bakanlıklar) oluşan yeni bir hükümet modeli oluşturulmuştur. Bu hükümet modeline Heyeti Vükela (Bakanlar Kurulu) veya Meclis-i Has denir. Böylelikle Sadrazamın yetkileri nazırlar arasında dağıtılmıştır. Bu nazırlıklar şunlardır:

ESKİ YENİ
Divan-ı Hümayun -----> Heyeti Vükela (bakanlar kurulu)
Sadrazam -----> Başvekil (Başbakan)
Sadaret Kethüdası -----> Dahiliye Nazırı (İçişleri)
Reisülküttab -----> Hariciye Nazırı (Dışişleri)
Defterdar -----> Maliye Nazırı
Kazasker -----> Adalet Bakanlığı

Ayrıca Evkaf ve Ticaret Nazırlığı kurulmuş, yeni meclis ve komisyonlar oluşturulmuştur:
• Dar-ı Şura-i Askeri (Askerî işleri düzenlemek)
• Dar-ı Şura-i Bab-ı Ali (İdârî ve bürokratik işler)
• Meclis-i Vala-i Ahkâm-ı Adlîye (Adalet işleri)

Tanzimat Dönemi’nde değişiklikler
3 Kasım 1839 da ilan edilen Tanzimat Fermanı ile devlet teşkilatında yeni düzenlemelere gidilmiştir. 1876'ya kadar süren dönemde yeni meclis ve komisyonlar kurulmuştur. Bunlar:
• Meclis-i Ali Tanzimat,
• Şura-i Devlet
• Divan-ı Ahkam-ı Adliye'dir. Ayrıca Tanzimat Döneminin bir başka yeniliği de Seraskerlik makamının kurulmasıdır. Kara Kuvvetleri Komutanlığı olan bu makam, Sadrazam ve Şeyhülislama eşit tutulmuştur.

(1) Osmanlı İmparatorluğu' nda en yüksek karar organı olan Divan-ı Hümayun’da, (2005 KPSS)
I. İlmiye (öğretim, yargı ve din işlerinde görev alanlar)
II. Kalemiye (idari ve mali alanda uğraşan üst düzey bürokratlar)
III. Seyfiye (yönetim ve askerlik işlerinde görev alanlar)
IV. Azınlıklar (Osmanlı İmparatorluğu uyruğunda olan gayrimüslimler)
kesimlerinden hangileri temsil edilmekteydi?

A) I-II B) I-II-III-IV C) IV D) I-II-III E) Yalnız IV

Meşrutiyet Dönemi’nde değişiklikler
1876'da Kanuni Esâsi'nin ilan edilmesiyle Meşrûtiyet dönemi başlamıştır. Yapılan seçimlerle iki meclis oluşturulmuştur:
• Meclisi Mebusan : Hırıstiyan, Yahudi ve Müslüman halkın seçtiği milletvekillerinden oluşuyordu.
• Âyân Meclisi : Üyelerini padişah seçiyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder