9 Ağustos 2011 Salı

Macriti

Macriti

Endülüs'te yetişen ünlü kimya ve matematik alimi. İsmi, Mesleme bin Ahmed bin Kasım bin Abdullah el-Macriti olup, künyesi Ebü'l-Kasım'dır. 950 (H.338) senesinde, şimdi İspanya'nın başşehri olan Madrid'de doğdu. Bu yüzden el-Macriti nisbesini aldı. 1007 (H.397) senesinde Kurtuba'da vefat etti. Endülüs'te yetişen alimlerin en Ünlülarındandır.

İlim merkezi olan Kurtuba'ya küçük yaşta giden Ebü'l-Kasım, ilim öğrenmek için birçok İslam ülkesini dolaştı. Devrinin din ve fen ilimlerinde mütehassıs alimlerinden ders aldı. Onlarla ilmi mütalaalarda ve istişarelerde bulundu. İlmi gezilerini tamamladıktan sonra, İspanya'ya dönerek Kurtuba'ya yerleşti ve birçok ilim ve irfan aşığının toplandığı bir medrese inşa ettirdi. Bugünkü anlamda tam bir ilimler akademisi durumundaki bu medresede, Ebü'l-Kasım Gırnati ve Ebu Bekr Kirmani gibi pekçok alim yetişti.

Ebü'l-Kasım Macriti, fen ilimlerinin her dalında söz sahibiydi. Astronomi, yıldız ve gezegenlerin hareketleri ile ilgili çok geniş ve esaslı bilgiye sahipti. Batlemyüs'ün (M. 85-167) gök haritası üzerine ilk defa talikatta bulunan (notlar düşen) ve astronomik cetvellerdeki yanlışlıkları düzeltme yolunda faaliyet gösteren bir alim olarak Avrupa'da tanındı.

Macriti, kimya ilmiyle de meşgul oldu ve bu alanda Rutbet-ül-Hakim ve Gayet-ül-Hakim adlarında iki eser yazdı. Bu eserler; o devirde doğu ve batı bilim çevrelerinde tek müracaat kaynağı oldu.

Kimya üzerindeki çalışmalarında, gayet mantıki ve hesaba dayanan bir düşünce ve tedkik kabiliyetine sahipti. Maddeler üzerinde yaptığı deneyleri, eserlerinde uzun uzun anlattı. Mesela bir miktar cıvayı bir cam tüpe koyarak, bunu kırk gün süreyle sakin bir ateş üzerinde tuttu. Bu süre boyunca civada meydana gelen değişiklikleri dikkatle takib etti. Sonunda, cıvanın oksijen ile reaksiyona girerek kırmızı toz haline geldiğini gördü. Bugün buna cıva-oksit denilmektedir. Deneye tabi tuttuğu maddenin ağırlığının deney sonunda değişmediğini tesbit etti. Halbuki, bu reaksiyonda, bir miktar cıvanın buharlaştığını görmüştü. Oksijenle birleşme doğuran bir reaksiyon hasıl olmuş ve cıva ile birleşen oksijen kadar cıva buharlaşmıştı. Priestley ve Lavoisier, onun tesbit ettiği bu önemli kimyevi prensiplerden istifade edip geliştirerek Kütlenin (maddenin) korunma kanununu ortaya koydular.

Macriti, Cabir bin Hayyan ve Razi'den sonra üçüncü sırada yer alan bir kimya üstadı idi. Kimyanın hurafelerden, sihir ve tılsımat gibi şeylerden ayıklanıp başlı başına bir ilim haline gelmesini sağladı. Metodu, tecrübe ve istikra' yani tüme varım idi. Matematiğin kimya için kaçınılmaz bir ilim olduğunu çok iyi biliyordu. Talebelerine metodunu öğretiyor ve kimyevi reaksiyonlar üzerinde dikkatle durmalarını ısrarla tavsiye ediyordu.

Ebü'l-Kasım Mesleme bin Ahmed Macriti, bir ara çalışmalarını matematik sahası üzerinde teksif etti. Özellikle sayılar teorisi ve Oklid geometrisi üzerinde çalışarak eserler yazdı. Macriti'nin hesab hakkındaki eseri o devrin bütün ilim çevrelerinde el kitabı olarak kullanıldı. Bilim tarihçisi Florian Cojori, History of Mathematics adlı eserinde, Macriti'den söz ederken, matematik sahasında özellikle sayılar teorisini geliştirdiğini ve “Adad-ı mütehabbe” veya “Amicable numbers” (Sevgi sayıları) denilen ve sevgiye sebeb olduğu sanılan sayılar üzerinde çalışmalar yaptığını kaydetmektedir.

Macriti, ayrıca biyoloji, zooloji ve ekoloji dallarında da ilmi çalışmalarda bulundu. Dikkat çekici çalışma ve tesbitler ortaya koymayı başardı. İnsanlar arasında olduğu gibi hayvanlar arasında da, gruplaşma ve başkanlık temayülü olduğunu, her bir hayvan grubunun adeta bir toplum teşkil ettiğini, anlaşma için belli dilleri ve farklı özellikleri bulunduğunu, bu sistemin kainatta son derece muntazam ve ahenkli bir şekilde mevcut olduğunu söyledi. Bu görüşleriyle isabetli ve modern bir tesbit ortaya koydu. Günümüzde modern biyoloji ve zooloji bunu isbatlamaktadır.

Macriti, ekoloji ve çevre bilimlerinin de kurucusu sayılabilir.

Macriti'nin kurduğu medresenin yakınlarında, Endülüs Emevi Devleti tarafından Kurtuba'da 600.000 kitap bulunan bir kütüphane kurulmuştu. Avrupalı ilim talipleri Kurtuba'ya gelerek, Arapça öğrenir, Macriti gibi birçok İslam aliminden ilim tahsil ederlerdi. Endülüs medreselerinde lüzumlu kültüre sahib olan Avrupalı talebeler, İslam alimlerinin yazdığı muhtelif ilim dallarına dair el yazması eserleri çeşitli yollardan elde ederek, o zamanlar henüz teşekkül etmekte olan Avrupa ilim çevrelerine götürdüler. Eserleri tercüme ederek kendileri keşf yapmış ve eser yazmış gibi piyasaya sürüp, bir çok İslam aliminin isimlerini unutturdular. Bugünİslam alimlerinin yaptığı birçok keşfler, ilmi ahlakın aksine olarak, çalınmış ve batılı ilim adamları tarafından yapılmış gibi insanlığa tanıtılmıştır.

Macriti, batı İslam dünyasında, fen ilimleri dalında rönesansın ilk temsilcisi olarak değerlendirilmektedir. O, hayatını İslamiyete, ilim yoluyla hizmet etmeye vakfetmiş, seçkin bilim adamlarındandı. Bütün ömrünü eser yazma, tercüme ve ilmi deneyler yapma ve ilim adamı yetiştirmekle geçiren bu büyük alim, ne yazık ki, adı unutturulan İslam alimlerinden biridir.

Macriti'nin yazmış olduğu eserlerden bazıları şunlardır: 1) Kitabu Semar-il-Aded fil-Hisab, 2) Kitabu İhtisari Ta'dil-il-Kevakib min Zicil-Bettani: Bettani'nin Zicinin hulasasıdır. 3) Kitabu Rütbet-il-Hakim fil-Kimya, 4) Kitab-ül-Ahcar: Madenlerle ilgilidir. 5) Kitabu Ravdat-il-Hadaik, 6) Kitab fil-Usturlab, 7) Kitab Şerh-il-Macisti li Batlemyüs, 8) Kitab fit-Tarih, 9) Kitab fit-Tabiiyyat ve Te'sir-in-Neş'eti vel-Bi'eti alel-Kainat-il-Hey'eti: Ekoloji ve çevre bilimleri, yani tabiat ve maddi çevrenin canlılar üzerindeki etkileri ile ilgilidir. 10) Kitabu Mefharet-il-Ahcar-il-Kerimeti: Kıymetli taş ve mücevheratın tedkikinden bahseder. 11) Kitab-ul-izah fi İlm-is-Sihr, 12) Kitab-ur-Risalet-il-Cami'a, 13) Kitabu Gayet-il-Hakim: Kimya ve bilim tarihi ile ilgilidir. Eserde sadece kimya üzerinde durmamış, eski devir ve milletlerden kendisine ulaşan; astronomi, matematik, mekanik ve tabiat tarihi ilimlerine dair temel bilgiler hülasa etmiştir. O dönemde Kral Alfonso tarafından Latince'ye tercüme edilen eser, 1252 senesinde Picatrix adı ile neşredildi. Ayrıca ünlü şarkiyatcı Ritter, 1927 senesinde eseri Almanca'ya tercüme ederek yayınladı.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder