9 Ağustos 2011 Salı

İhvanü-s Safa


İhvanü-s Safa

İhvan-ı Safa, 10. yüzyılda Basra'da ortaya çıkan bir felsefe çığırının taraftarlarına verilen bir addır. Bir nevi felsefe ansiklopedisi mahiyetindeki risalelerini Almanca'ya çeviren Fr. Dietrici, bunların adlarının "Halis kardeşler" anlamına geldiğini söylüyor.

Ortaya çıkışı
Bu ihvan, tarikat olarak önce 980 yılında Irak'ta Zencîler ayaklanmasının tamamen bastırılmış olduğu sırada Vâsıt bölgesinde meydana çıktı. İnsan ruhunun ölümsüzlüğüne karşılıklı yardımlaşma ve eğitim ile ruhların arınacağına inanan kişilerin bir araya gelmesinden doğan bu İhvan üs-Safa daha çok Yeni-eflatunculuk görüşünün etkisi altında idi. C. Brockelmann, bunların görüşlerinin temellerini şöyle açıklıyor : "İran'ın Tanrı'nın esirgeyiciliği fikriyle Hermetizm kökenli Gnostik kurumlar, Yunan felsefesinin unsurları ve aydınlıkların Mani dini, Ön asya (Anadolu) ırkının miras olarak doğuda yayılmış olan esrarengiz eğilimlerine uygun düşen batıni doktrini halinde birbirine karıştı ve şan şöhret düşkünü kışkırtıcılar tarafından türlü zamanlarda en iyi politika aracı olarak kullanıldı. Bu kurallar edebi biçimlerine yüzyıl sonra "Halis kardeşler"in ansiklopedik eserlerinde erişti."
İhvan-ı Safa topluluğunun üyeleri hakkında ayrıntılı bilgiler bulunmamakta eldeki bilgiler ise topluluğa karşı olanların eleştiri ve haberlerinden günümüze yansıyanlardan oluşmaktadır.

Eser ve etkileri
İhvan üs-Safa düşünce ve görüşlerini, felsefi inançlarını "risaleler" yani dergiler adı verilen 52 kitapta toplamıştır. Başkanlığını Zeyd b. Rufaa, sekreterliğini Ebu Süleyman'ın yaptığı Risaleler Gazali (1058-1111), İbn Arabi (1165-1240) gibi İslam dünyasının bilginleri, kelamcıları, filozofları ve sufileri üzerinde geniş bir etki bırakmış, yazarları tarafından felsefe ile dinin uyumunu sağlamaya çalışan, Aristo ve Platon felsefeleriyle, Hermetik öğretileri, Yeni Fisagorculuğu, Sabiilerin öğretileri İslami öğretileri birleştirerek sunulmuştur.
Bu risaleleri yazanlar şunlardır :
el-Mukaddesî, Ebu'l-Hasan Ali bin Harun ez-Zencanî, Muhammed bin Ahmet el-Nehracûrî, el-Avfi, Zeyd bin Rifaa
Risalelerin incelenmesinden anlaşıldığına göre "El-İhvan üs-Safa" çığırı, eski Hint ve İran kültür ürünlerine, felsefi-dini görüşlerine yabancı değildir.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder