8 Ağustos 2011 Pazartesi

İBNÜ'l-BAYTÂR (ö- 646/1248)

İBNÜ'l-BAYTÂR (ö 646/1248) 
Botanik âlimi


Ebû Muhammed Ziyâüddîn Abdullah b Ahmed el-Aşşâb el-Mâlekî Endülüs'ün Mâleka (Malağa) şehrinde, yetiştirdiği âlimlerle tanınan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi; İbnü'l-Baytâr lakabını babasının veterinerliğinden dolayı almıştır. Doğum tarihi hakkında 575 (1179), 585 (1189), 593 (1197) ve 596 (1200) yıllan gösterilir. İlköğrenimini babasından gördüğü, dinî ve nakli ilimleri okuduktan sonra botaniğe merak sardığı anlaşılmaktadır. Onun botanikçi (aşşâb) olmasındaki en önemli pay yirmi yaşına kadar birlikte çalıştığı, daha çok İbnü'r-Rûmiyye diye tanınan İşbîliyeli (Sevilla) Ebü'l-Abbas Ahmed bMuhammed en-Nebâtî'ye aittir.
İbnü'l-Baytâr, Nebatî ile dostluğu süresince Endülüs bölgesinde yetişen tıbbî bitkileri ve bunların özelliklerini, yetiştikleri yerleri, ilmî ve mahallî adlarını öğrendi Belki de hocasının ilmî araştırmalar yapmak amacıyla Doğu'ya gitmesi üzerine, Muvahhidler'in başşehri İşbîliye'de dönemin ünlü eczacılarından Abdullah b Salih el-Kütâmî ile İbn Haccâc el-İşbîli’nin yanında çalışmalarına devam etti. Bu sırada bir yandan Dioskorides ve Câlînûs'un basit ilâçlar hakkındaki eserlerini okuyor, bir yandan da Endülüs'ün çeşitli kesimlerindeki araştırmalarını sürdürerek malzeme topluyordu 617'de (1220) hocası Ebü'l-Abbas'ı örnek alarak Akdeniz havzasındaki ülkelerde araştırma yapmak amacıyla uzun sürecek bir yolculuğa çıktı Önce Bicâye (Bougie), Kostantîne, Berka ve Trablusgarp gibi Kuzey Afrika şehirleriyle civarlarını dolaşarak yazmak istediği eserler için zengin malzeme topladı. 620 (1223) yılının sonlarına doğru Anadolu'ya ulaşıp Selçuklu ve Bizans hâkimiyetindeki bölgeleri gezerek tıp, eczacılık ve botanik âlimleriyle tanıştıSeyahatinin bu bölümünde Makedonya ve Ege adalarını da ziyaret ettiği anlaşılmaktadır Limni adasında bir cins topraktan teke kanıyla yoğrularak "tînü'l-mahtûm" yapıldığını ve oradaki Artemis tapınağının bakımını üstlenen bir kadının bu ilâç tabletlerini yapışına bizzat şahit olduğunu söyler.

Seyahat dönüşü artık çağının en büyük botanikçisi kabul edilen İbnü'l-Baytâr topladığı zengin bitki koleksiyonuyla İskenderiye'ye gitti Mısır Eyyûbî hanedanından el-Melikü'l-Kâmil Muhammed kendisine büyük itibar göstererek Mısır botanikçileri başkanı (reîsülaşşâbîn) unvanını verdi ve hâkimiyeti altındaki Suriye'ye her gidişinde onu da beraberinde götürdü el-Melikü'l-Kâmil'in ölümünden sonra yerine geçen oğlu el-Melikü's-Sâlih Necmeddin Eyyûb döneminde de Eyyûbî sarayındaki mevkiini koruyan İbnü'l-Baytâr, bu dönemde tekrar Doğu İslâm coğrafyasına seyahate çıktı Lucien Leclerc Kitabü'l-Cami'deki bitki adlarından hareketle onun Diyarbakır, Urfa, Musul, Lübnan, Kudüs ve Hicaz bölgelerini gezerek malzeme topladığını belirtir İbnü'l-Baytâr'ın Kahire ve Dımaşk'ta bulunduğu sırada ders verdiği birçok öğrencisi olmuştur Bunların başında, Dımaşk'ta 633 (1235) yılında kendisinden el-İbâne ve'l-ilâm bimâ fi'l-Minhâc mine'l-halel ve'l-evhâm adlı kitabı ile Dioskorides, Câlînûs ve Ahmed b Muhammed el-Gâfiki'nin basit ilâçlar hakkındaki eserlerini okuyan Uyûnü'l-enba' müellifi İbn Ebû Usaybia gelmektedir Diğer bir Dımaşklı öğrencisi de Ebû İshak İzzeddin İbnü's-Süveydî'dir.

İbnü'l-Baytâr Doğu ve Batı Ortaçağı'nda bilgi, görgü ve tecrübesini arttırmak ve yazacağı eserlere malzeme toplamak için üç kıtayı gezen ender müelliflerden biridir Ayrıca topladığı, tababette kullanılan bitki türlerinden ve besin maddelerinden oluşan malzemeyi bütün özellikleriyle tanıtmış, adlarını Arapça, Berberice, Latince, Grekçe ve Farsça olarak yazıp karışıklığa yer vermemek için harekelemiştir Bilhassa öğrencisi İbn Ebû Usaybia'nın anlattıklarından hareketle onun alanında çağının en büyük âlimi olduğu kabul edilmektedir İbnü'l-Baytâr Dımaşk'ta ansızın ölmüştür.

Eserleri
1 el-Müfredât (el-Câmi li-müfredâti'l-edviye ve'l-ağziye) Basit ilâçlar konusundaki Arapça kitapların en önemlisi ve en güvenilir olanıdır Müellifin hayatının sonlarına doğru yazdığı bu alfabetik eserde 2353 madde yer alır Biri XIV yüzyılda Aydınoğlu Umur Bey adına, diğeri 1681'de hekim Mehmed Rindânî tarafından olmak üzere iki defa Türkçe'ye çevrilmiş, Avrupa'da XV yüzyılın sonlarında ilgi çekmeye başlayan eser Latince, İspanyolca, Almanca ve Lucien Leclerc tarafından Fransızca'ya (I-I1I, Paris 1877-1883) tercüme edilmiştir Eser İslâm dünyasında ilk defa Bulak'ta basılmış (I-IV, 1291; Bağdat 1384/1964; Beyrut 1992) ve üzerinde muhtelif çalışmalar yapılmıştır.

2 Tefsîru Kitabi Diyâsküridûs (Dîsküridis) Arapça literatürde Kitâbü'l-Hasâ'is ve Kitâbü Hams makâlât adlarıyla bilinen Dioskorides'in beş bölümlü Materia Medica'sına yapılmış bir tefsirdir Katalog mahiyetindeki eserde 550 ilâç alfabetik sırayla ve kısa açıklamalarla tanıtılmış, bu arada önceki kaynaklarda yanlış tesbit edilen Grekçe bitki ve ilâç adları da düzeltilmiştir Kitabın ilmî neşrini Hilmî Abdülvâhid Hadra ve İbrahim b Merâd gerçekleştirmiş, Albert Dietrich de Arapça metinle birlikte Almanca tercüme ve şerhini neşretmiştir.

3 el-İbâne ve'l-i'lâm bimâ fi'l-Minhâc mine'l-halel ve'l-evham Basit ilâçlar katalogu olup Ebû Ali İbn Cezle'nin aynı konudaki Minhâcü'l-beyân fîmâ yestamilühü'l-insân adlı kitabını eleştirmek amacıyla yazılmıştır Bu eserin 131 maddesini kapsayan eleştiriler, ilâç isimlerinin ve terimlerin birbirleriyle karıştırılmış olmasına, ilâçların yanlış tanıtılmasına ve faydalarına dair verilen bilgilerin gerçeği yansıtmadığına ilişkindir.

4 el-Muğnî fi'l-edviyeti'l-müfrede Baş, göz, kulak, Ağız, göğüs, mide, bağırsak, üreme organları, hamilelik ve eklem hastalıkları ile yara, tümör ve zehirlenmeler için kullanılan ilâçları ve tıbbın âciz kaldığı durumlarda halkın başvurduğu kocakarı ilâçlarını içeren yirmi bölümden ibaret bir basit ilâçlar katalogudur el-Melikü's-Sâlih Necmeddin'e ithaf edilen kitabın çeşitli yazma nüshaları bulunmaktadır; bunlardan Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki nüsha müellifin vefatından sekiz yıl önce istinsah edilmiştir Mehmed b Ahmed b İbrahim el-Edirnevî eseri Levâmi'u'l-hikme adıyla Türkçe'ye çevirmiş ve şerhini yapmıştır.

5 Mîzânü't-tabîb (tıb) Emîr Şehâbeddin Ahmed b îsâ'nın isteği üzerine kaleme alınan kitap seksen babdan oluşmaktadır; bilinen tek nüshası Uppsala Kütüphanesi'ndedir

6 el-Efâlü'l-garibe ve'l-havâssü'l-acîbe
7 Risale ü tedâvi's-sümûm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder