15 Ağustos 2011 Pazartesi

Gök Gürültüsü, Şimşek ve Yıldırım

GÖK GÜRÜLTÜSÜ, ŞİMŞEK VE YILDIRIM


Bulutlar kavga etmiş,
Şimşek ışıklar saçmış,
Gökgürültüsü gürlemiş,
Yıldırım yere çarpmış.
Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde gökyüzü ülkesinde
mutlu bulutlar varmış. O kadar iyi geçinirlermiş ki, en ufak bir kavgalarını duyan
olmamış, kimse kimsenin hakkını istemez, hepsi birbirlerine yardım ederlermiş. Ancak bu
mutlu tablo çok uzun sürmemiş, başka bir ülkeden gelen kara bulut ortalığı karıştırmaya
başlamış.

Günlerden bir gün bulutlar yine aralarında kavgaya tutuşmuşlar. Biri, gökyüzünün o
köşesinde ben duracağım diyormuş, öbürü olmaz öyle şey orası benim yerim diye
diretiyormuş. Bir ara kavga o kadar şiddetlenmiş ki, kocaman parlak bir ışık . çıkmış
ortaya. Bulutlar bile korkmuşlar bu ışıktan. Bir tanesi hemen geri kaçmış, öbürü de onun
arkasına saklanmış. Ortaya çıkan bu ışığın adı şimşekmiş. Şimşek "oley " diye bağırıyor,
hemen arkasından bulutların arasında bir ışık oluşuyormuş. Şimşek böyle kendi kendine
eğlenirken çok büyük bir gürültü duyulmuş. Sanki bulutlar ülkesinde dağlardan aşağıya
bir şeyler yuvarlanıyor gibiymiş. Bulutlar, birbirlerine sarılmışlar korkuyla. O sırada bu
gürültünün aslında bir buluttan geldiğini anlamışlar. Şimdiye kadar kendi ülkelerinde
görmedikleri bir bulutmuş bu. Şimşek çakınca, hemen arkasından o geliyor ve
kahkahalar atıyormuş. Kahkahaları o kadar yüksekmiş ki, bizimkilerin ödü kopmuş…
Şimşek çakmış, gök gürültüsü gülmüş, şimşek çakmış, gök gürültüsü gülmüş, bizim
bulutlar korkudan kaçacak yer arıyorlarmış.Tam o sırada gökgürültüsü ve şimşek
birbirleriyle kavgaya tutuşmuşlar. Bu seferde, yeryüzüne doğru kocaman bir ışık
uzanmış. Toprağın üstüne düşmüş. Bulutlar böylece yıldırımla da tanışmışlar.
Gökgürültüsü kahkahasını kesmiş, şimşek etrafa ışık vermekten vazgeçmiş. Yıldırım ise
ortalıktan kaybolmuş.
Mutlu bulutlar neler olduğunu anlamaya çalışırken, kara bulut gelip aralarına girmiş: "Siz
kavga ettikçe ben hep burada olacağım, ondan sonra şimşek gelecek, sonra gök
gürültüsü gülecek, ondan sonra yıldırım yeryüzüne düşecek demiş. Mutlu bulutlar buna
çok üzülmüşler. Her zaman kavga etmeseler de, arada bir kavgaya tutuşuyorlarmış. İşte
biz o zamanlarda önce gökyüzündeki ışığı görüyoruz, şimşek çaktı diyoruz, sonra gök
gürültüsü kocaman bir kahkaha atıyor, ardından yıldırım yeryüzüne düşüyor.
Duyduğumuza göre mutlu bulutlar birbirleriyle çok iyi geçinmeye çalışıyorlarmış. Arada
bir kavgaya tutuştuklarında ise bu kavgayı çok büyütmeden hemen çözüyorlarmış. Mutlu
bulut olmanın birinci şartı da buymuş zaten.

2 yorum: