11 Ağustos 2011 Perşembe

Billur Köşk Masalları (Tahir Alangu)

Billur Köşk Masalları

Billur Köşk:
Bir varmış bir yokmuş, bir ülkenin birinde, bir padişahın do-ğan çocukları, hiç yaşamaz, hemen ölürlermiş Bir gün yine bir kızı olmuş “Nasıl yaşatacağız?” diye derde düşmüşler Nihayet yeraltında güngörmez, küçücük bir penceresi olan bir mağara yapıp, yanına sütninesi ve diğer yardımcılarım koyarak, kapat-mışlar
Günler, aylar, yıllar hızla gelip geçmiş Kız on beş yaşına ge-lince, güzel mi güzel bir kız olmuş Sadece yanakları solgunmuş
Yaşı ilerleyen kızın canı çok sıkılıyormuş Bir gün yatakları üst üste koyarak, mağaranın üstündeki camı kırmış Dadısı bak-mış ki olmayacak, gitmiş Padişah’tan yalvar, yakar kızın gezmesi için izin almış Kız, artık dadısı ile beraber sarayın bahçesinde gezip dolaşabiliyormuş.

Kız, bir gün babasından “Kendisi için, billurdan bîr köşk yap-tırmasını” istemiş Babası da, denizin tam ortasına, dünya üzerin-de benzeri olmayan bir “Billur KÖşk”ü yaptırmış Kız da cariyeleri ile birlikte köşke yerleşmiş
Billur Köşk’ün namı dünyanın dört bir yanına yayılmış Ye-men Padişahı’nın oğlu da bu köşkü çok merak ediyormuş Baba-sından izin alıp, bir gemi ile yola çıkıp, Billur Köşk’ün önüne varır Burada, kız oğlanı, oğlanı kızı görünce birbirlerine deli gibi aşık olurlar Oğlan, “İşte gemi, -pupa folken- doğru Yemen” der ve gemisine atlayarak doğru memleketine gelir
Bu arada, kız da babasından yakut, elmas ve incilerle dona-tılmış bir gemi yaptırmasını ister Babası da yaptırır Kız gemiye binerek Yemen’e gelir Gemi limana girince herkes başına topla-nır Kısa bir sürede bu geminin ünü tüm Yemen diyarına yayılır Gemi, şehzadenin de dikkatini çeker H^atında daha önce böyle bir şey görmemiştir… Geminin genç kabanı ile tanışan şehzade, kaptandan şüphelenir Kaptan bir kız kadar güzeldir Ertesi gün şehzade, geminin yerinde olmadığını fark ederek telaşlanır Çev-resinden gemi eşrafının sarayın karşısında bir konağa taşındığını öğrenir Bir gün konağı gözetlerken pencerede güzeller güzeli bir kız görür ve kıza aşık olur Oğlan hemen anasını kızı istemesi için gönderir Kadıncağız, biricik oğlu için kalkar, kızın oturduğu konağa gelir Kızda oğlanın anasına hep tepeden bakar Kadınca-ğız, sinirli sinirli gelip oğluna anlatır Oğlan, anasına yalvarır Kadın, kıza gider Kız her seferinde, yapılması zor olan işler ister, oğlan yaptırır Ancak kız, bir türlü “evet” demez O evet demedik-çe, oğlanın içindeki yangın da büyür Kız, oğlandan son olarak tabutta bir ölü gibi yatarak onu beklemesini ister Kız, oğlanın başına gelir ve: “İşte gemi, işte yelken,-yolum İstanbul- Pupa yelken” der ve gider Oğlan, zamanında kıza söylediği sözü hatırlar ve hatasını anlar Kız gittikten sonra hemen gemisine atlar ve gelir kızı bulurKırk gün kırk gece, düğün yapılır Onlar ermiş mura-dına, biz çıkalım kerevetine…

1 yorum:

  1. bir şey söyleyeceğim yalnızca billur köşk değil birsürü masal var bu kitabın içinde ayrıca bunlar özet değil her yönüyle değil ama bazı yönleriyle ben buna eksi (-) veriyorum

    YanıtlaSil