16 Ağustos 2011 Salı

Atla Kurt



la fontaine masalları oku, la fontaine masalları indir, la fontain masalları tamamı, La fonten masalları fontain masalları, la fontein masalları, la fontain masalları nelerdir, la fonteine masallarını nasıl bulabilirim?



ATLA KURT


Bahar gelmiş,
Ilık seher yelleri.
Otları tazelemiş.
Bütün canlılar düşmüş kırlara,
Canlarına can katmaya.
Kurdun biri de çıkmış gezermiş.
Karsız dünya ne de güzelmiş.
Bir de bakmış bir kır at;
Salınmış yeşil çayıra.
Düşünün kurttaki sevinci:
— Al sana yiyecek, demiş;
Ama yiyebilirsen ye!
Ne diye koyun değilsin, be mübarek!
Çoktan bitirmiştim işini.
Ama seni haklamak mesele.
Türlü oyunlara baş vurmam gerek.
Vuracağız ne yapalım.
Kurt böyle demiş,
Ve uygun adım atının yanına gelmiş;
— Ben, demiş, Lokman hekimin soyundanım,
Bu çayırlarda ne kadar ot varsa
Hepsinin iyisini kötüsünü bilirim.
Övünmek gibi olmasın ama.
Her derde deva bulmuşumdur.
Düldül gibi atsınız maşallah;
Ama bir derdiniz var, belli.
Söyleyin, hemen söküp atayım bedava.

Bir şeyim yok diyemezsiniz:
Başıboş bırakılan at
Ya hastadır, ya sakat;
Lokman hekim böyle der,
— Arka ayağımda çıban var, demiş at.
— Aman evlât, demiş kurt;
Ayak dediğin şakaya gelmez,
Bir işledi mi kolay baş edilmez.
Sizlere hizmet boynumun borcudur:
Ben ameliyatların da kurduyumdur.
Hazret şurdan mı kapsam, burdan mı kapsam
Diye bakıyormuş hastasına.
At çoktan işin farkında,
Punduna gelir gelmez basmış tekmeyi.
Ne diş kalmış hekimde ne çene kemiği.
— Oh olsun bana, demiş kurt, ağlamaklı;
Kimse çizmeden yukarı çıkmamalı.
Hekimlik senin nene?
Kasaplığınla yetinsene!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder