11 Ağustos 2011 Perşembe

Arılar Ordusu Kitap Özeti (Bekir Yıldız)

Arılar Ordusu (Bekir Yıldız)


“Nemrud'un ülkesinde doğmuşum. Büyüklerim, daha ben küçükken Nemrud Efsanesini anlatıp durdular. Büyüdüm. Yakın zamana kadar, zalim Nemrud’un yüzyıllar önce yaşayıp ölmüş olduğuna inandım. Ama şimdi, zalimliğin yok edilmediğini, hatta daha çok azgınlaştığını gördükçe, ülkemizde değil bir, bin Nemrud’un yaşamakta olduğunu anladım, Yarını siz çocuklarımız yaratacağına göre, benim, benim kuşağımın yetişkinken kavrayabildiklerini sizler, çocukken öğrenmelisiniz.

BEKİR YILDIZ’IN ÖN SÖZÜ
“Nemrud'un ülkesinde doğmuşum. Büyüklerim, daha ben küçükken Nemrud Efsanesini anlatıp durdular. Büyüdüm. Yakın zamana kadar, zalim Nemrud’un yüzyıllar önce yaşayıp ölmüş olduğuna inandım. Ama şimdi, zalimliğin yok edilmediğini, hatta daha çok azgınlaştığını gördükçe, ülkemizde değil bir, bin Nemrud’un yaşamakta olduğunu anladım, Yarını siz çocuklarımız yaratacağına göre, benim, benim kuşağımın yetişkinken kavrayabildiklerini sizler, çocukken öğrenmelisiniz. Nemrud, halkına zulmeden bîr hükümdardır. Bunu anlatmadım salt. Nemrud, çok güç*tü olmasına karşın, topal bir arı tarafından naşı! öldü*rüldü, daha çok bunu anlatmak istedim. Bu zor işi de. efsanede olduğu gibi, dinsel bir mucizeye, olağanüstülüğe bağlamadım. Çağımız, efsaneler çağı değildir çünkü insanoğlu, kendi öz emeği ve bilinciyle, mucizeleri bile aşabilecek başarılar yaratabilir. Ama önce, başarının ilk ko*şulunu bilmesi gerekir. Çağımızda başarının ilk koşulu, birlik olabilmektir. Bir elin nesi var, iki elin sesi var. Haydi, çocuklar, şimdi bu masalı birlikte okuyup Nemrudsuz yarınlar adına düşünelim.”


KİŞİLER, KARAKTERLER:
TEK KANAT: Tek kanatlıdır. Sabırlı. Yardımsever. İşbirliği ile başarıya inanır.
BİLGE: Küçük süt çocuğu. Ceylanın memelerini emerek büyür. On beş yaşına gelince mağara ve çevreyi tanır.
CEYLAN: Annelik içgüdüsüyle Bilge’yi besler.
NEMRUT: Zalim, kötü hükümdar.


ÖZET:
Anlatıcı tek kanatlı arıdır. Nemrut, hükümdarların en büyüğüdür. Korkusu dünyayı tutmuştur. Uçan atına binip göğe çekilir, kanlı kılıcıyla yere iner. “Tanrıyı öldürdüm” diye böbürlenir, insanlar da önünde diz çökerler. Bu duruma arılar şaşar. Kraliçe arı insanların gerçekler yerine düşle uğraştığını söyler. Nemrut da düşünde insandan gelme bir erkek çocuğun kendisini öldürdüğünü görür. Buyruğu: Doğmuş ve doğacak bütün erkek çocuklar öldürülecek, gebe kadınlar ise kale duvarlarıyla çevrili şehrin dışına sürülecek


Çocukları öldürülen anaların ağıtları dağlardan denizlere ulaşır. Tek kanatlı arı da bütün canlılar gibi korkudan bir mağaraya sığınır. Mağaraya yeni doğmuş erkek bebeğini yüzlerce öpen anne bırakıp gider. Arı sabahleyin çocukla bakışır, ağlaşır, anlaşır. Ceylan da çocuğu emzirir.


Bilge bir gece mağaranın azından gökyüzünü gözler. Ayı görür. Nemrut ölümlü, bu büyük gece ışığı ölümsüz diye düşünür. Ay batınca karşı dağdan daha parlak bir ışık doğar. Aydede de ölümlü, Güneş ise ölümsüzdür. Tek Kanat’ın sırtına binen Bilge birlikte şehre gelir. Sokaklar, evler boştur. İnsanlar, şehir dışındaki Nemrut’un şölenine katılır. Bilge tapınağa girer bütün putları baltayla kırar. Son putun boynuna da baltayı asar. Tek Kanat ürker. Bilge, Ay ve Güneş’in ölümsüz olmadığını söyler. Nemrut da ölümsüz değildir. Bilge, Tek Kanat, Ceylan, Ay ve Güneş beş arkadaştır. İş birliği yaparlar.


Nemrut çocuğa “Söyle ey gafil alçak, putları sen mi kırdın? Diye sorunca o da: “Balta kimin boynundaysa o kırmıştır” karşılığını verir. Nemrut putun yürüyemediğini, kıramayacağını belirtir. Bilge de bir şey yapamayan putlara tapmanın yanlış olduğunu haykırır. Nemrut ifrit dediği çocuğa ateşte yakılma cezasını verir. Bilg ateşten korkmadığını halkın düşünmesini ve birlik olmasını ister.


Bilge’yi zindana kaparlar. Tek Kanat’a dışarıda gördüklerini anlatmasını söyler. Dağ gibi odunları yakarlar. Halk ateş çemberinin çevresinde olanları izler. Tek Kanat Bilge’nin omzundadır. Çocuğu sütunların üstünden ateşe fırlatırlar, arı da uçar.


Bilge yumuşak boşluğa iner. Ateş kaybolur, pırıl pırıl akan bir suya döner. Odunlar da balık olur. Nemrut kızar. Halk Bilge’nin mi Nemrut’un mu yanında olmaya kararsızdır.


Nemrut kumandanlarını Bilge ile dövüşe zorlar. Bilge Tek Kanat’a şu yorumu yapar: “İnsan, büyüklerinin kendi adına en iyi, en doğru biçimde düşündüklerine inanırsa, kölelikten kurtulamaz. Mağaradan çıkıp mağaraya döndüğümde, bir yaşadım, bin düşündüm.”


Sabahleyin zindandan Bilge ile omzundaki Tek Kanat çıkarılır, meydana getirilir. Bilge arıların su damlaların birleşmesi gibi bir araya gelirse çok güçlü olacağını Tek Kanat’a söyler. Nemrut, Bilge’ye önünde eğilirse bağışlanacağını açıklar.Tek Kanat arılardan bir ordu oluşturmak için kendi kovanından işe başlar. Milyonlarca arı Zafer Alanına doğru uçar. Beyaz atlıya hücum ederler. Düzenli ordu dağılır. Halk da Nemrut’a karşı savaşa katılır.


Nemrut kaçıp sarayında çok iyi korunan odasına çekilir. Tek Kanat anahtar deliğinden içeri girer. Oradan da kulağının içine girer. Nemrut kumandanlarından yardım ister. Onlar da önce kafasına ağaç sopayla vururlar, Tek Kanadı çıkaramazlar. Daha sonra da ölümsüz hükümdarın başını keserler.


Tek kanat uçup Bilge’nin yanına gelir. O vedalaşma zamanı geldi der: “Benim güzel Tek kanatlı arıdan varolmuş Kırlangıcım. Haydi, öteki ülkelere doğru kanat çırp. Ve seni gören çocuklara bu masalı anlat.” Göğe yükselen arı Bilge’ye el sallar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder