11 Ağustos 2011 Perşembe

Ahmet Rasim


Ahmet Rasim

Ahmet Rasim, (d. 1864, İstanbul - ö. 21 Eylül 1932, İstanbul) Türk yazar, gazeteci, tarihçi, milletvekili.
Kendine özgü bir üslupla kaleme aldığı eserleri geniş bir okur kitlesi tarafından okunan, mutlakiyet, meşrutiyet ve cumhuriyet dönemlerine tanıklık etmiş bir yazardır. 50 yılı bulan yazı hayatında farklı edebi türlerde ve çok sayıda eser verdi. Dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı[1].3.ve 4. Dönem TBMM’de İstanbul milletvekili olarak yer aldı. Tanınmış bestekar Osman Nihad Akın’ın dedesidir.

Yaşamı
1864’te İstanbul'da Fatih’in Sarıgüzel mahallesinde dünyaya geldi. Babası Menteşeoğulları'ndan Kıbrıslı Bahaeddin Efendi, annesi Nevbahar Hanım’dır. Babası kendisi doğmadan evvel ailesini terk ettiği için Nevbahar Hanım onu tek başına yetiştirdi. 1875 yılında başladığı Darüşşafaka'da edebiyatla tanıştı. Bu okulda bestekâr Mehmet Zekai Dede’den müzik dersleri de aldı. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. Eğitimini 1883 yılında birincilikle bitirdi.
Okulu bitirdikten sonra diğer Darüşşafaka mezunları gibi Posta ve Telgraf Nezareti'nde memur oldu. Bu kurumda kısa bir süre kâtiplik yaptı. Memuriyet hayatının ilk aylarında Sadberk Hanım ile evlendi; 1902’de eşinin ölümüne kadar süren bu evlilikten dört oğlu, iki kızı oldu.
Memuriyet hayatını benimsemeyen ve hayatını yazar olarak kazanmak isteyen Ahmet Rasim’in ilk yazısı Ahmet Mithat Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlandı. Bu, “Yolcu” başlıklı bir tercüme yazı idi. Ardından dönemin ünlü gazetecisi Baba Tahir vasıtasıyla Ceride-i Havadis’te fenni konularla ilgili yazı ve tercümeler yayımlamaya başladı. Bir süre Mekteb-i Behrami adlı okulda ve Komonto Musevi okulunda öğretmenlik yaptı. Ahmet Mithat’tan gördüğü teşvik sayesinde 1885’ten sonra kendisini tamamen gazeteciliğe verdi.
Yayın hayatına 1891’de başlayan Servet-i Fünun dergisinde fen konularındaki yazılarının yanında, tefrik halinde romanlarını da çıkarma imkanı buldu. Leyal-i Izdırap, Meşak-ı Hayat ve Afife burada yayınlandı. Ancak Servet-i Fünun yazarlarının genel edebi çizgisini benimsemedi. O, Ahmet Cevdet Paşa ve Ahmet Mithat Efendi’nin doğu ve batı edebiyatının olumlu yanlarını sentez haline getirmeyi amaçlayan edebi anlayışını benimsemişti.
1908’de Hüseyin Rahmi ile birlikte 37 sayı süren “Boşboğaz ile Güllâbi” adlı bir mizah gazetesi çıkaran Ahmet Rasim, gazeteciliği Malumat, Sabah, Sebat, Güneş, Maarif, Resimli Gazete, Mecmuai Ebüzziya, Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Resimli Ay, İkdam, Boşboğaz, Basiret, Tasvir-i Efkar, Vakit, Akşam, Cumhuriyet gazete ve dergilerindeki yazılarıyla sürdürdü. Bunun yanında Gülşen, Sebât, Hamiyyet, Şafak, Servet, Tanîn, Envâr-ı Zekâ, Maarif, Resimli Gazete, Hazine-i Fünûn, Mektep, Pul, Fen ve Edep, İrtika, Surâ-yı Ümmet, Donanma, Resimli Kitap, Musavver, Muhit gibi dergilere gerçek adıyla, Hanımlara Mahsus Malûmât’ta ise “Leyla Feride" adını kullanarak yazılar göndermistir.
1898'de Alman İmparatoru II. Wilhelm'in Suriye gezisi sırasında Malûmat gazetesi tarafından Suriye'ye, 1916'da da Sabah gazetesince harp muhabiri olarak Romanya cephesine gönderildi.
Bu arada okullar için yazdığı tarih, dil bilgisi, imlâ ve aritmetik gibi çeşitli konulardaki eser¬lerini kitap halinde bastırdı. Menâkıb-ı İslâm adlı kitabı dolayısıyla II. Abdülhamit'ten Mecîdî nişanı aldı. Şiir, hikaye ve roman alanlarında eserler verdiyse de onu günümüze ulaştıran "Şehir Mektupları", "Eşkâl-i Zaman", "Cidd-ü Mizah", "Gülüp Ağladıklarım" gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları oldu.
Müzik alanında da eserler veren sanatçı, besteleri de kendisine ait olan pek çok şarkı sözü yazdı. Yakın dostu müzisyen Tatyos Efendi’nin bestelediği uşşak makamındaki “Bu akşam gün batarken / Sakın geç kalma, erken gel” dizeleri ile başlayan güftesi günümüze kadar gelen eserlerindendir.
1927'de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal’in referansıyla İstanbul milletvekili oldu[2] ve TBMM'nin üçüncü ve dördüncü dönemlerinde milletvekilliği yaptı. Ancak sağlık sorunları yüzünden meclis oturumlarına bile katılmadı. 1932'de Heybeliada'daki evinde hayatını yitirdi, Heybeliada’daki Abbaspaşa Mezarlığı’na gömüldü.
İstanbul Fatih Karagümrük'te 1938-1939 öğretim yılında kurulan Karagümrük Ortaokulu'nun adı 1965-1966'da Ahmet Rasim Ortaokulu olarak değiştirilmiştir. Okul 1988-1989'dan itibaren Ahmet Rasim Lisesi adını almıştır

Başlıca eserleri
Roman ve Hikâyeleri
İlk Sevgi (1890), Bir Sefilenin Evrak-ı Metrukesi (1891), Güzel Eleni (1891), Mesakk-ı Hayat (1891), Leyâl-i Izdırap (1891),Mehalik-i Hayat (1891), Endise-i Hayat (1891), Meyl-i Dil (1891), Tecârib-i Hayat (1891), Afife (1892),Mektep Arkadasım (1893), Tecrübesiz Ask (1893), Numune-i Hayal (1893), Biçare Genç (1894), Gam-ı Hicran (1896), Sevda-yı Sermedî (1895), Asker Oglu (1897), Nâkâm (1897), Ülfet (_kinci basılısı Hamamcı Ülfet adıyladır.) (1898), Belki Ben Aldanıyorum (1909), İki Güzel Günahkâr (1922), İki Günahsız Sevda (1923)

Hatıraları
Gecelerim (Daha sonra Ömr-i Edebî III’te yer almıstır.) (1894), Eski Maceralardan Fuhs-i Atik, 2 c., (1922), Muharrir, Sair, Edip (1924), Falaka (1927)

Mensur Siirleri
O Çehre (1893), Kitabe-i Gam, 3 c., (1897-98)

Fıkralar ve Makaleler
Külliyat-ı Say ü Tahrir: Makalât ve Musahabat, 2 c., (1909), Külliyat-ı Say ü Tahrir: Menakıb-ı _slâm, 2 c., (1909-10), Sehir Mektupları, 4 c., (1912-1913), Tarih ve Muharrir (1913), Cidd ü Mizah (1920), Eskâl-i Zaman (1918), Gülüp Agladıklarım (1924), Muharrir Bu Ya (1926)

Tarihle İlgili Kitapları
Arapların Terakkiyat-ı Medeniyesi, 2c., (1888), Tarih-i Muhtasar-ı Beser (1887), Eski Romalılar 3 c., (1887-1889), Terakkiyat-ı _lmiye ve Medeniye (1887), Resimli ve Haritalı Osmanlı Tarihi,4 c., (1910-1912), İki Hatırat, Üç Şahsiyet (1916), İstibdattan Hakimiyet-i Milliyeye, 2 c., (1924)

Seyahat Yazıları
Romanya Mektupları (1917)

Monografi 
Matbuat Tarihine Medhal: İlk Büyük Muharrirlerden Şinasi (1927)

Tercümeleri
Edebiyat-ı Garbiyeden Bir Nebze (1886), Cümel-i Hikemiye-i Ecnebiye (1886), Cizvit Tarihi (1887), Ezhâr-ı Tarihiye (1887), Ürani (1891), İki Damla Gözyaşı (1894), Mathilde Laroche (1894), La Dame aux Camelias (1895), Karpat Dağlarında (1896), Mızıkacı Yanko ve Kamyonka (1899,) Neside-i Ruh (1899) Ohlan Karısı (1900), Kaptan Jipson (1902), Madam Hardiber (1903), Asya Kumsallarında (1904)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder