17 Temmuz 2011 Pazar

YONCA KIZ KİTAP ÖZETİ (KEMAL BİLBAŞAR)

YONCA KIZ KİTAP ÖZETİ


Yazar: (KEMAL BİLBAŞAR)

Kale kasabası her şeyleriyle o dönemin insanlarına benzemektedirler.

Kasabanın erkekleri para kazanmak için uzak şehirlere çalışmaya giderler. Kadınlar ise İzmir ve Denizli’deki tüccarlar tarafından öldürülmektedir.

Buranın çocukları tarar kullanmasını çok iyi becerirler.

Yonca Kız çaresiz İzmir’e göç etmeye karar verdiler.

Mehmet Torlak’m İzmir’de oturan çok zengin olan teyzesinin oğlu ibrahim Bey’in yanma gitmeye karar verdiler.

Yaptıkları uzun yolcukta. Yonca Kız her şeyi kavramaya çalışıyordu.

izmir’de İbrahim Bey’in yazıhanesine vardıklarında onları köşke yolladı.

Köşke vardıklarında Yonca Kız ve ailesi için yeni bir hayat başlamış oldu.

Ancak İbrahim Bey’in fabrikasın*da çalışmaya başladı.

Fabrika ve oturdukları çevreden insanlar gecekondu için

Boğaziçi sırtlarında bir arazi bulmuşlardı. Her kes oraya hü*cum ediyordu. Mehmet Torlak da bunlar arasındaydı. Kendisine bir arsa ayarladıktan sonra t

İbrahim Bey Mehmet’i her zaman ki buyurgan tavrı ile değil candan bir dostu imiş gibi karşıladı. İstediği beş yüz lirayı verip

“daha ne kadar gerekirse gel vereyim aramızda paranın lafı mı olur?” dedi. Mehmet bin bir şükran duyguları ile yanından ayrıldı.

Ev sahibi olacaklar diye cennete gidenin bir daha dönmeyeceğini söyledik*lerinde o da ağlamaya başladı.

Yonca Kız’ın Kocaninesi:

Ayşe Teyze mek*tup yazdı.

Hatice Hanım birkaç gün sonra geldi. Gonca Kadın evde İşte iken “Kocaninem” dediği Hatice Hanım’ı çok sevmişti…

Yonca Kız’ın Yeni Dostları:

Gonca Ana Kocanine’sinin dizinin dibinde yolları seyrediyordu. Halinden çok memnundu.

Bursa’ya varınca öptü öptü. Gonca Ana da çok duygulanmıştı. Kocasını düşünerek o da gözyaşları dökmeye başladı.

Sonra bahçeyi gezmeye çıktılar. Karam isimli çoban köpeği İle tanıştılar. Kümesteki hayvanlara yem attılar. Bahçede ayrıca Tavus kuşları da vardı. Ve bir de “Beşir Bey” denilen maymun. Yonca Kız ve anasının mutluluklarına diyecek yoktu.

Yonca Kız:

Yeni hayatlarına çabuk alıştılar. Hatice Hanım onun fazla iş yapmasına izin vermiyordu.

Hatice Hanımdünyalar kendilerinin olmuştu..

Hatice Hanım birkaç gün istirahat etmeleri için gönderdi. Bütün hazırlıklarını tamamladıktan sonra çağırdı.

23 Nisan kutlamalarına Yonca Kız ve okulu da katılıyordu. Yarışmada kendi sınıflan birinci olunca çok sevindiler. Ancak oyun bahçesini gördüklerinde sevinçlerinden havalara zıpladılar.



İlkokula başlama günü geldiğinde Bursa’ya geldi.

Köşktekiler her şeyimi Kızı*lay’a bırakacaktım” dedi.

Şimdi Yonca Kız’ın iki tane Kocaninesi vardı.

O yaz hep birlikte Uludağ’a tatile çıktılar. Kışın başka güzel olan Uludağ geçiyordu. Sadece hasta*lanan Sultan Bacı bir süreliğine aralanndan ayrılmak zorunda kal*mıştı.

Dağdaki Çocuk Hırsızı:

Yonca Kız kucağındaki çocukla uzaklaştı.

Yonca Kız’ın kaybolduğunu saatler sonra fark ettiler. Ağlaya ağlaya “Canavarlar tarafından kaçırılıp parçalanan küçük kız” diye haberler yaptılar.

Gonca Ana Hatice Hanım ve Ayşe Teyze perişan bir hal*deydiler.

Yonca Kız Asiye Oluyor:

Köşkte Yonca Kız’ın yası sürerken kaçırdıkları maymun ve köpeği değirmene hapsettiler.

Yonca Kız sevdiği insanlar arasında bulaca*ğını umuyordu. Sonra uyudu.

Kendisini kaçıran adamın tekmesi ile uyandı. Adam ona “Bundan sonra senin adın Asiye tamam mı?” deyince benim adım Asiye” dedi.

Çingene işini vb. ezberletti.

Çingene Hasan’la karısı Çevriye sarı çiçekli Çingene Asiye olup çıkmıştı.

Çingene Hasan hayvanlara istediğini yaptırıyordu. Eşeğe dans ettiriyor geride bıraktığı sevdiklerini düşünüyordu…

Bahar gelince Yonca Kız ve hayvanlar gösteriler yapıyorlardı…

Yonca Kız bu yaşayıştan usanmış çuvalların arasına girdi. Biraz sonra da kamyon hareket etti.

Dört Yapraklı Yonca:

Kamyon şoförü uyumak için bir kenarda durunca kendisine yardım eden masallardaki devi gördü. Bir el dürtünce uyandı. Karşısında ta*nımadığı bir kadın vardı. Kadın Yonca Kız’a sorular sordu. Hiç kimsesi olmadığını Öğrenince evlerine götürdü. Zaten kendisinin de çocuğu yoktu. Belki de bu kızı Allah göndermişti.

Kezban kadın’ın urgancılık yapan kocasının ismi Ali idi. “Başımıza iş çıkaracaksın karakola bildirelim” dediyse de karısına dinletemedi. Sağa sola da “Asiye’yİ evlat edindik” dediler.

Kezban kadın ve kocası Asiye’yi çok sevdiler. Hele Kezban çok mutluydu. Yalnız çocuğun geceleri uykusunda sayıklayarak söylediği sözler bir sırrı olduğunu gösteriyordu…

Bir gün kızın bu kadar korkmasına bir anlam veremiyordu.

Yonca Kız haklıydı. Biraz sonra halk ve iki jandarma ile beraber Hasan’ı yakaladılar.

Yonca Kız Parkı’ndaki Tören:

Çingene Hasan her şeyi itiraf etti. İzmir’de bîr fabrika sahibi ile hanımının kendisine para vermesi üzerine bu işi yapmıştı.

Yonca Kız İse Urgancı Ali ve Kezban Hanım ile birlikte Bursa’ya gelmiş okuldaki Öğretmeni vasıtası ile de köşkü bulmuşlardı.

O gün köşk çok kalabalıktı. Çünkü bahçenin arkasındaki o-yun parkının ismini kaybolan kızın hatırasına “Yonca Kız Parkı” koymuşlar bütün çocukların kullanması için tören tertip etmişlerdi.

Yonca Kız’ı karşılarında görünce bir Hatice Hanım sıra ile gözyaşları içinde koklayarak öpüyorlardı.

Hatice Hanım çocuğu oIabileceğini doktorlardan öğrendi. Urgancı Ali ve arkadaşlarının kuracakları kooperatif için bankadan gereken kredinin çıkartılması için talimat verdi. Artık onlar da ailenin bir parçası olmuşlardı.

■ ■ ■

İki Melek Kız:

Mahkeme Salonu çok kalabalıktı. Sanık sandalyesinde İbrahim Bey ağır hapse mahkûm oldular…

Mahkemeden sonra “İki Melek Kız” diyordu.

4 yorum:

  1. saol kardesim iyi bir sey

    YanıtlaSil
  2. Ooo Cok gizel arkadaslar cok hosuma gitti. hemdde hocadan yirttim bunu kim yaptiysa ALLAH razi olsun ondan.Saol kardes eline saglik İstanbul Ali yildiz

    YanıtlaSil
  3. çok uzun beeee kısa yazın ödev yapıcaz yapamazsam sıfır alıcam

    YanıtlaSil
  4. kim özetlediyse bence iyi bir Türkçe dersine ihtiyacı var...

    YanıtlaSil