7 Mayıs 2011 Cumartesi

MİLLİ UYANIŞ (VE MİLLİ MÜCADELE BAŞLIYOR)

VE MİLLİ MÜCADELE BAŞLIYOR
Kazanım: Mustafa Kemal’in Milli Mücadele’nin hazırlık döneminde yaptığı çalışmaları milli bilincin uyandırılması, milli birlik ve beraberliğin sağlanması açısından değerlendirir.       M. KEMAL’İN SAMSUN’A ÇIKIŞI ve MİLLİ BİLİNCİN UYANDIRILMASI
  M.Kemal'in Mondros Antlaşması'nın hükümlerine karşı çıkması üzerine İstanbul Hükümeti, Suriye-FilistindeYıldırım Orduları Komutanlığı'nı kaldırarak M.Kemal'i İstanbul'a çağırmıştır.
  M.Kemal, İstanbul'da işgalci devletlerin donanmasını görünce, 'Geldikleri gibi giderler', diyerek, kurtuluşa olan inancını belirtmiştir.
M.Kemal, Ahmet İzzet Paşa'nın Kabinesi'nde Harbiye Nazırı (Savunma Bakanı) olmak için gayret gösterdiyse de bunda başarılı olamamıştır.
M.Kemal, Sultan Vahdettin'e de düşüncelerini anlatmak istemiş, fakat Padişah'ın bir şey yapamayacağını anlamıştır.
M.Kemal İstanbul'da kaldığı süre içerisinde arkadaşlarına Mondros'un hükümlerine uymamalarını söylemiştir.
Arkadaşı Fethi Okyar ile beraber Minber(Kürsü) adlı bir gazete çıkararak kamuoyunu aydınlatmak ve halk üzerinde yönlendirici bir etkide bulunmayı amaçlamıştır
M.Kemal İstanbul'da yapılabilecek bir şey olmayınca Anadolu'ya geçmenin yollarını aramıştır.
13 Kasım 1918 tarihinde İstanbul’a gelen Mustafa Kemal, İstanbul’dan Samsun’a gitmek için ayrıldığı 16 Mayıs 1919 tarihine kadar geçen  yaklaşık 7 ay boyunca ülkenin çerisinde bulunduğu durumdan çıkış yolları üzerinde durdu.
Bu dönemde Ortaya çıkan kurtuluş yolları:1.Padişah ve yönetim İngiliz dostluğuna güvenerek İngiltere’nin mandasına girmek. (Aydınların bir kısmı ve basının önemli bir bölümü bu görüştedir)
2. Wilson İlkelerine güvenilerek savunulan Amerikan mandası( Amerika sömürgesi devlet değil, bağımsızlık mücadelesi vermiş olması bunda etkili)
3. İşgallere karşı bu bölgelerdeki vatanseverlerin başlatmış oldukları bölgesel kurtuluş yolları
     Not:  Mustafa Kemal,  bu yolların hiçbirisini  kurtuluş için yeterli bulmamakta ve bunların sonunda Türk Milleti için esaretin olduğunu ifade etmekteydi. Mustafa Kemal bağımsızlık için “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolası ile Milli egemenliğe dayanan yeni ulusal bir devleti kurtuluş çaresi olarak görüyordu. Mustafa Kemal Samsun’a giderken kafasındaki bu fikri uygulamak için Anadolu’ya gidiyordu. Çünkü bu düşüncesini ancak halk ( Türk Milleti) ile beraber hareket ederek gerçekleştirebilirdi.
Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışı
Samsun ve çevresinde Pontus Rum çeteleri Türkler'e saldırmıştır.
İngilizler Avrupa kamuoyunu yanıltarak, saldırıların Türkler tarafından gerçekleştirildiğini bildirmiştir.
İngiltere, Samsun ve çevresinin silahsızlandırılmasını, yoksa, bu bölgeyi işgal edeceğini söylemiştir.
İngilizler'in baskıları sonucu Damat Ferit Paşa sadrazam olmuştur.
M.Kemal Padişah iradesiyle 9.Ordu Müfettişliği'ne atanmıştır (30 Nisan 1919).
M.Kemal, sivil yöneticilere de emir verme yetkisini istemiş ve bu yetkiyi almıştır.
M.Kemal 16 Mayıs 1919'da yanındaki 17 kişi ile birlikte Samsun'a deniz yoluyla hareket etmiş ve 19 Mayıs 1919'da Samsun'a ulaşmıştır.
M.Kemal'in 9.Ordu Müfettişliği'ne Atanmasını Sağlayan Etkenler
M.Kemal'in İttihat ve Terakki karşıtı olması.
M.Kemal'in, Türk ordusunun Almanlar'ın kontrolüne verilmesine karşı çıkması.
Padişah Vahdettin’in veliahtlık döneminden itibaren M.Kemal'i yakından tanıyor olması.
M.Kemal'in daha önceki başarıları.
M.Kemal'in Samsun'daki Görevleri
Bölgede güvenliğin sağlanması.
Asayişsizliğin çıkış nedenlerinin saptanması.
Bölgedeki silah ve cephanenin toplanması.
Halka silah dağıtan kuruluşların ortadan kaldırılması.
19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun’a 9. Ordu müfettişi olarak çıkan Mustafa Kemal’in resmi görevi Samsun ve çevresinde güvenliği bozan olayları incelemekti. 25 Mayıs 1919’a kadar Samsun’da kalan Mustafa Kemal bölgede yaptığı incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda bir rapor hazırlayarak İstanbul’a gönderdi. ( 22 Mayıs 1919)
Mustafa Kemal buradaki çalışmalarını tamamlayarak 22 Mayıs 1919'da İstanbul Hükümeti'ne hazırladğı raporu gönderir.
Bu raporda;
- Samsun civarındaki karışıklıklara sebep olanların Türkler olmadığını yörede çıkan olayların yegâne sebebinin Pontuscular , İtilaf Devletlerinin  subayları sorumludur
- izmir’in işgalinin hiçbir haklı gerekçesinin bulunmadığını ve işgalin geçici olduğu,
- Türklüğün yabancı mandasına ve kontrolüne tahammülü olmadığı,
- Milletin millî hâkimiyet esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul ettiğini, bunu gerçekleştirmeye çalışacakları belirtilmiştir.
NOT: Bu raporla Mustafa Kemal, ilk kez resmi görevine ters düşmüştür.
--Milli Mücadele döneminde yayınlanan ilk ulusal genelge;
Havza Genelgesi (28-29 Mayıs 1919)
Amaç
Türk halkında milli bilinci uyandırmak.
izmir’in işgali ve  İşgallere karşı Türk halkını harekete geçirmek.
M.Kemal Havza'da hazırladığı bir genelgeyi ülkenin askeri ve mülki amirlerine bildirmek için telgraflar çekmiştir.
Genelgenin içeriği şunlardır:
1. Büyük ve heyecanlı mitingler düzenlenecek ve işgaller protesto edilecek.
2. İstanbul Hükümeti'ne protesto telgrafları çekilecek.
3. Büyük devletlerin temsilcilerine uyarı mektupları ve telgrafları çekilecek.
4. Mitinglerde Hıristiyan halka zarar verilmeyecek.
Not: Mustafa Kemal Paşa bu madde ile itilaf Devletleri’ni
işgal bahanesi yaratılmamasını istemiştir.
--Havza Genelgesinin önemi1. Mustafa Kemal bu genelge ile halkın işgallere tepki göstermesini ve böylece milli bilincin uyanmasını sağlamak istemiştir.
2. İtilaf devletlerini haklı çıkaracak davranışlardan kaçınılmasını yani Hıristiyan halka zarar verilmemesini istemiştir.
3. Bu genelge, milli mücadele döneminde yayınlanan ilk ulusal genelgedir.
Havza Bildirisine Tepkiler:1- Mustafa Kemal’in bu çalışmaları İtilaf Devletlerinin tepkisine neden olmuştur. İtilaf Devletleri 67 Türk aydınını tutuklayıp Malta’ya sürgüne gönderdiler.
2- İstanbul Hükümeti 8 Haziran’da Mustafa Kemal’i geri çağırdı. Fakat  Mustafa Kemal bu emre uymamıştır. Mustafa Kemal  1 Haziran’da İstanbul’a çektiği telgrafta “Anadolu’da başlayan ulusal hareketi hiçbir gücün durduramayacağını” bildirmiştir.
3-  İstanbul Hükümeti aynı zamanda 9. Ordunun adını 3. Ordu olarak değiştirdi.
4.M. Kemal ise kömür ve benzin yokluğun nedeniyle gecikeceğini ileri sürerek bir oyalama taktiği uygulamıştır.
Tarihteki Önemi Havza Genelgesi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıktıktan sonra işgallere karşı ilk resmi tepkisidir.
AMASYA GENELGESİ (TAMİMİ)( 22 Haziran 1919)
 Amasya Genelgesi, Mustafa Kemal tarafından hazırlanmıştır. Havza’da çalışmalarını tamamlayan Mustafa Kemal 12 Haziran’da  Amasya’ya geçti. Bir genelge hazırladı
TAMİM NEDİR
İdarenin üst kademelerinden, kendilerine bağlı teşkilata ve bütün memurlara verilen yazılı talimattır.yeni adı genelgedir.
Genelgeyi hangi komutanlar imzaladı?
Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir , Konya’da bulunan Ordu müfettişi Mersinli Cemal Paşa’nın da onayı alındıktan sonra tüm asker ve sivil makamlara gönderildi.
Mustafa Kemal, genelgeyi neden diğer komutanlara da  imzalattı?
1.Genelgenin kişisellikten çıkarak halkın gözündeki önemini artırmak
2.İstanbul basınının kendisi aleyhindeki propagandasını kırmak için halkın güvenini kazanmış olan komutanlara imzalattı.
Genelgenin amacı; işgallere karşı Anadolu’da başlayan direniş hareketini (Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerini ) tek merkezden yönetmek, bunu sağlamak için de ulusal bir kongrenin toplanmasını sağlamaktır  
Amasya Genelgesi’nin Maddeleri
1.    Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir. -gerekçe Yorum:• Milli mücadelenin gerekçesi belirtilmiştir.
• Bölgesel kurtuluş çarelerinin yetersizliği anlatılmıştır.
• Ulusal bağımsızlık için Türk Milleti’ne çağrı yapılmıştır.
2.    İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir. -gerekçe
Yorum:• İstanbul Hükümetine karşı güvensizlik duyulduğu ilk kez açıkça belirtilmiştir.
• İstanbul Hükümetinin Türk Milletini temsil etmediği ortaya konulmuştur.
• Bu durum Anadolu’da yeni bir direnişin başlamasının gerekliliğini ortaya koymuştur.
• Kendisini Samsuna gönderen İstanbul Hükümetine karşı gelen Mustafa Kemal Paşa böylece yetki ve görevlerini aşmış bunun sonucunda İstanbul’a geri çağırılmıştır.
3.    Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.-- Amaç ve yöntem
Yorum:• Genelgenin en önemli ve kapsamlı maddesi bu maddedir.
• Kurtuluş savaşının yöntemi ve amacı belirtilmiştir.
• Milli Mücadelenin millete danışılarak yani demokratik bir yöntemle gerçekleştirileceği ifade edilmiştir.
• Milli mücadelenin amacının milletin iradesine dayanan bir yönetim kurmak olduğu belirtilmiştir.
• Yönetim şeklinin değiştirileceği dolaylı olarak belirtilmiş üstü kapalı bir şekilde cumhuriyet yönetimine işaret edilmiştir.
• Bölgesel kurtuluş sömürgecilik yada manda-himaye yönetimlerinin hiçbirinin kabul edilemeyeceği açık bir dille ifade edilmiştir.
• Yapılacak olan direnişin evrensel niteliklere dayandığı belirtilmiştir.
4.    Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir. –temsil kurulu Yorum:
• Kurtuluş savaşı için milletin teşkilatlanması gerektiği vurgulanmıştır.
• Bu maddenin sonucu İlk kez Erzurum Kongresinde “Temsil Heyeti” adıyla bölgesel bir kurul oluşturulmuştur.Bu kurul Sivas Kongresinde tüm yurdu temsil eder hale getirilmiştir.
5.    Anadolu'nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas'ta bir kongre toplanacaktır.
Yorum:
• Yurt çapındaki bölgesel direniş çalışmalarının tek bir merkezde toplanması amaçlanmıştır.
• Teşkilatlanmak için somut adımlar atılmaya başlanmıştır.
• Alınacak kararların bütün yurdun temsilcileri tarafından onaylanması amaçlanmıştır.
• Demokratik yöntem bu şekilde uygulamaya konulmuştur.
• Milli birlik ve beraberlik sağlanarak cemiyetlerin birleştirilmesine zemin hazırlanmıştır.
6.    Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.
Yorum:
• Alınacak kararların kişisel olmaktan uzak milli kararlar olması amaçlanmıştır.
• Yerel idareler etkili kılınmıştır.
• Delegelerin Milli mücadele yanlısı ve halkın güvenini kazanmış kişiler olmaları sağlanmaya çalışılmıştır.
7.    Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır.
Yorum:
• Genelge kararlarının uygulanmasının İstanbul Hükümeti ve İtilaf devletleri tarafından engelleneceği hatırlatılmıştır.
• Sivas Kongresinin toplanmasının engellenebileceği belirtilmiştir.
8.      Doğu illeri için, 10 Temmuz'da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas'a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi'nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.
9. Mevcut askeri ve milli örgütler kesinlikle dağıtılmayacak, komuta bırakılmayacak ve başkalarına teslim edilmeyecektir.
Yorum:
• Gerektiğinde silahlı bir mücadelenin yapılacağı ifade edilmiştir.
• Mondros Ateşkes Antlaşmasına karşı çıkılmıştır.
• Yapılacak direnişin top yekün bir mücadele olacağı ortaya konulmuştur.
• Mustafa kemal Paşa’nın resmi görevini yerine getirmeyeceği ortaya çıkmıştır.
• Askeri ve sivil makamların Milli mücadele yanlılarının elinde kalması amaçlanmıştır.
Amasya Genelgesi’nin Önemi:
1- Amasya Genelgesi Milli Mücadelenin programını teşkil etmektedir.
2- Milletin bağımsızlığını kurtarmak ifadesi ile Kurtuluş Savaşı’nın ‘Amacı”; Milletin bağımsızlığını yine Millet kurtaracaktır, ifadesi ile de Kurtuluş Savaşı’nın “Yöntemi” açıklanmıştır
3- İstanbul Hükümeti ilk kez yok  sayılmıştır (ilk tepki) (3. madde)
4- İlk kez milli egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir. (3.madde)
5- Kurtarıcı olarak görülen padişah, hilafet manda ve himaye düşüncelerinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi  alır.
6- Amasya Genelgesi milli bir kongre toplanmasını öngördüğünden, milletin birlik ve beraberliğini sağlamada ilk önemli girişim olmuştur.
7- Türk İnkılâbı’nın İhtilal Safhası başlamıştır.
8- Mustafa Kemal, kendisine verilen yetkiyi aşmıştır.
• İstanbul’un artık Anadolu’nun sesini dinlemesi gerektiği ortaya konulmuştur.
• İstanbul Hükümeti’ne karşı güvenini yitirmiş olan fakat ne yapacağını bilemeyen vatanperver aydınların ve subayların Anadolu’ya geçmesi sağlanmıştır.
• Yurdun her tarafında yeni bir heyecan oluşmuş ve Sivas Kongresi’ne katılmak için delege seçimleri yapılmaya başlanmıştır.
• En karanlık günlerde bir milletin yeniden dirilişine önayak olmuştur.
•daha sonra toplanan bütün kongrelerin ve oluşturulan teşkilatların temeli bu genelgeye dayanmıştır.
• Milli egemenlik ve bağımsızlık mücadelesi birlikte başlatılmıştır.
• İstanbul hükümeti’ne karşı açıkça cephe alınmasına rağmen saltanata açıkça karşı çıkılmamıştır.
Tarihteki Önemi
Amasya Genelgesi İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti’ne bir uyan niteliği taşıdığından aynı zamanda bir “ihtilal Beyannamesi”dir.
NOT:Mustafa Kemal Amasya Genelgesi ile ülkenin içerisinde bulunduğu durumu, İstanbul Hükümetinin tutumunu, bu durumdan nasıl kurtulabileceğimizi ve yapılacak işleri ortaya koymuştur.
NOT:Genelgenin komutanlara da onaylatılması Türk kurtuluş savaşını kişisellikten kurtarmıştır. Halk üzerindeki etkisini artırmak amacı güdülmüştür.
   Mustafa Kemal genelgeyi gönderdiği İstanbul’daki bazı kişilere yazdığı özel mektupta   “Artık İstanbul Anadolu’ya hakim değil, tabi olmak zorundadır” ifadesini kullanmıştır.
--------Mustafa Kemal Paşa Amasya’dan Sivas’a oradan da  Erzurum’a gitti.  ( 3 Temmuz )
Amasya Genelgesi’ne Tepkiler• İstanbul Hükümeti Mustafa kemal Paşayı İstanbul’a geri çağırmış,isterse bir süre istirahat için izine ayrılmasını önermiştir.
• İstanbul Hükümeti genelge maddelerinin yasa dışı olduğunu ilan etmiş ve uygulayacak olanların tutuklanacağını açıklamıştır.
• Mustafa Kemal Paşa İstanbul Hükümetinin İstanbul’a gelmesini istemesine rağmen bu emri yerine getirmediği için müfettişlik görevinden alınmış hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır.
• Böyle bir ortamda Tokat üzerinden Erzurum’a hareket eden Mustafa kemal Paşa Erzurum’da İstanbul ile haberleşmesini bir süre daha sürdürmüş ancak bunun bir fayda sağlamayacağını görünce 7-8 Temmuz 1919 gecesi çok sevdiği askerlik görevinden de istifa etmiştir.Bu karardan sonra Mustafa kemal Paşanın İstanbul Hükümetine resmi açıdan bağlılığı ve emirleri uygulama zorunluluğu kalmamıştır.Bu olaydan itibaren Mustafa kemal Paşa artık sivil bir kişi olarak ulusal direnişi teşkilatlandırmaya çalışacaktır.Sivil olarak gerçekleştirdiği ilk çalışma Erzurum Kongresinin başkanlığını yürütmek olmuştur.
--Amasya Genelgesinin milli mücadeledeki  önemi nedir?1-Milli mücadelenin gerekçesi, yöntemi ve amacı ilk kez belirtilmiştir.
2-Kurtuluş savaşının ancak teşkilatlanarak kazanılabileceği vurgulanmıştır.
3-Genelgede (tamim’de) “Millîlik”, “Bağımsızlık”, ve “Egemenlik” kavramları, özellikle de “millet ve Milliyetçilik” Kavramları ısrarla vurgulanmıştır.
--Milli mücadelenin gerekçesi, yöntemi ve amacı ilk kez nerede belirtilmiştir?Amasya Genelgesinde
ERZURUM KONGRESİ ( 23 Temmuz - 7 Ağustos)
M.Kemal Askerlikten istifa etmesine rağmen Anadolu’daki askeri birlikler hala emirlerini dinliyor gereğini yapıyorlardı.
Hiçbir yetkisi kalmayan M.Kemal'e Kazım Karabekir, Kolordusu ile emrinde olduğunu bildirmiştir.
Günümüzde Erzurum kongresinin yapıldığı bina sosyal Bilimler lisesidir.
Toplanma Sebebi: Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin ve Trabzon Muhafaza-i hukuk-u Milliye Cemiyetinin girişimleriyle Doğu Anadolu’daki  Ermeni ve Karadeniz Bölgesindeki Rum tehlikesine karşı alınacak tedbirleri görüşmek için toplanmıştır.
        23 Temmuz’da toplanan Erzurum Kongresine 56 kadar temsilci katılmış ve Mustafa Kemal kongre başkanlığına seçilmiştir. ( Kongreye Erzurum, Trabzon, Sivas, Bitlis ve Van illeri katılmış)
Alınan Kararlar:
• Karar:Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür parçalanamaz.
Yorum:• Bu madde ile sadece Doğu Anadolu değil yurdun her bölgesinin bir bütün olduğu ve sınırlardan taviz verilmeyeceği belirtilmiştir.
• “Milli sınırlar” ifadesi ilk kez kullanılmıştır.
• Bu madde Misak-ı Milli kararlarında da yer almıştır.
• Karar:Her türlü yabancı işgaline ve müdahalesine millet birlikte karşı koyacaktır
Yorum:
• Bölgesel güçlerin birleşerek hareket etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
• Bu amaçla ilk önemli adım olarak Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’daki direniş cemiyetleri birleştirilmiş ve “Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” oluşturulmuştur.
• Karar:İstanbul Hükümeti vatanın bağımsızlığını sağlayamazsa bu amaçla geçici bir hükümet kurulacaktır.Bu hükümetin üyeleri Milli Kongre tarafından seçilecektir.Kongre toplantıda değilse seçim işini Temsil heyeti yapacaktır.
Yorum:
• İstanbul Hükümetine alternatif olacak geçici bir hükümet kurulması gerektiği ifade edilmiştir.
• Alınan kararların uygulanabilmesi için bölgesel bir Temsil heyeti oluşturulmuştur.Bu heyetin başkanlığına da Mustafa kemal seçilmiştir.
• Karar:Milli kuvvetleri etkili, milli iradeyi egemen kılmak esastır.
Yorum:
• Ulusal iradenin hakim kılınması gerektiği belirtilmiştir.
• Yabancı devletlerden askeri veya sivil yardım almaktansa bu işin milli kuvvetlerle gerçekleştirilebileceği bildirilmiştir.
• Karar:Hıristiyan ahaliye siyasi hakimiyetimizi ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez.
Yorum:
• Azınlıkların Tanzimat ve Islahat Fermanlarında olduğu gibi çeşitli zamanlarda kazandıkları ayrıcalıkların kabul edilemeyeceği belirtilmiştir.
• Her yönüyle tam bir bağımsızlığın hedeflendiği ve içişlerimize hiçbir devletin karışamayacağı ifade edilmiştir.
• Karar:manda ve himaye yönetimi kabul olunamaz.
Yorum:
• Mondros Ateşkes antlaşmasından sonra ulusal bir direnişin gerçekleştirilemeyeceğine inananlar yurdun parçalanmasına karşı İngiliz ya da Amerikan manda yönetiminin kabul edilmesini istemekteydiler.Giderek yayılan bu fikre karşı ilk ciddi tepki Erzurum Kongresinde alınan bu kararla dile getirilmiştir.
• Karar:Mebuslar Meclis derhal toplanmalı ve hükümet denetlenmelidir.
Yorum:
• İstanbul Hükümeti denetim altında olmadığı için milleti temsil edemediği bir kez daha belirtilmiştir.
• Meclisin açılarak milli iradenin her yerde egemen kılınması amaçlanmıştır.
• Ulusal iradeye verilen önem dile getirilmiştir.
• Karar:Toplanan ulusal güçler ve ulusal irade Padişahlık ve Halifelik makamını kurtaracaktır.
Yorum:
• Ulusal egemenliğe ters düşen böyle bir kararın alınmasının temel nedeni,ulusal birlik ve beraberliğin güçlenmesini sağlamaktı.
Çünkü Ulusal Mücadeleyi yürütenler arasında saltanat ve hilafet taraftarı kişiler de bulunuyordu.
Erzurum Kongresinin Milli Mücadeledeki Yeri
• Bölgesel bir kongre olmasına rağmen,alınan kararlar bütün yurdu ilgilendiren nitelikler taşımıştır.
• Erzurum Kongresinin sonucunda “ulusal egemenliği koşulsuz olarak gerçekleştirmek” görüşü ortaya çıkmıştır.
• Kongrede alınan kararların takibini ve uygulanmasını sağlamak için 9 kişilik bir Temsil Heyeti oluşturulmuş,başkanlığına da Mustafa Kemal Paşa getirilmiştir.Bu heyet yetkileri bakımından sadece bölgesel bir heyetti.Fakat Sivas Kongresinde yetkileri bütün yurdu kapsayacak şekilde genişletilecektir.
• Erzurum Kongresinde yalnızca iç politika ile ilgili konular değil dış politika ile ilgili gündemler de görüşülmüştür.Bu nedenle kongre ulusal bir meclis gibi hareket etmiştir.
• Erzurum kongresi başlamadan önce her türlü yetkisinden arınmış olan Mustafa Kemal Paşa’nın Erzurum Kongresinde başkan seçilmesi ve Temsil heyeti başkanlığına getirilmesi halkın Mustafa Kemal Paşa’ya güvendiğini göstermiştir.
• Alınan kararlar sadece İstanbul Hükümeti’ni değil İtilaf Devletlerini de bağlayıcı niteliktedir.
• Mondros Ateşkes antlaşmasının kabul edilmediği açık bir şekilde gösterilmiştir.
• Osmanlı Devletinin yönetim kadroları ile halk arasında büyük çapta görüş ayrılıkları olduğu ortaya çıkmıştır.
• Erzurum kongresinin oluş şekli ve çalışma düzeni açısından bir meclis gibi hareket etmiştir.
• Erzurum kongresi Batı anadoludaki direnişi de cesaretlendirerek olumlu yönde etkilemiştir.
• Erzurum Kongresinde alınan kararlar Sivas Kongresinde de aynı şekilde kabul edilmiştir.
• Doğu Anadolu’daki direniş hareketleri birleştirilmiş böylece bütün yurttaki direnişlerin birleştirilmesi yolunda ilk adım Erzurum’da atılmıştır.
• İstanbul Hükümeti Kongrenin engellenmesini ve Mustafa Kemal Paşa’nın tutuklanmasını istemiş fakat İstanbul Hükümetinin bu istekleri yerine getirilmemiştir.Bu durum İstanbul Hükümetinin güvenirliğini ve otoritesini yitirdiğini bir kez daha göstermiştir.
• Kongre önceden İstanbul Hükümeti tarafından görevden alınarak dışlanan Mustafa Kemal Paşa,Kongre sonrasında halkın temsilcisi olarak İstanbul Hükümeti’ne karşı Milli mücadelenin lideri seçilmiştir.
• Bu kararlar yurdun her yerindeki bütün resmi makamlara ve İtilaf devletlerinin temsilcilerine de gönderilmiştir
Erzurum Kongresinin Önemi ve Özellikleri:
1- ilk kez Manda ve himaye reddedilerek ilk kez ulusal egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.
2- İlk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı anda Türk vatanı olan topraklarının parçalanamayacağı açıklanmıştır.
3- İlk defa geçici bir hükümetin kurulacağından bahsedilmiştir.
4- Toplanış şekli bakımından bölgesel olmasına karşın aldığı kararlar bakımından milli bir kongredir.
5- Erzurum Kongresi Sivas kongresine bir ön hazırlık çalışması niteliğindedir.
6- İlk kez başkanlığını Mustafa Kemal’in yaptığı dokuz kişilik bir Temsil Heyeti oluşturuldu. Bu Temsil Heyeti bir hükümet gibi görev yapacaktır. ( Temsil Heyeti’nin görevi  TBMM’nin açılmasına kadar devam edecektir)
7- Erzurum Kongresinin bir önemi de Batı Anadolu’da Yunan kuvvetlerine karşı mücadele eden Kuva-yi Milliye üzerinde büyük moral etkisi yaptı.
8- Erzurum Kongresi Mustafa Kemal’in sivil olarak görev aldığı ilk yerdir.
Doğu Anadolu'da kurulan milli cemiyetler, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti çatısında birleştirildi.
Kongrede alınan kararlar Milli Mücadele'nin temelini oluşturmuştur.
NOT: İtilaf Devletleri ve İstanbul Hükümeti kongrenin toplanmasını engellemek için çeşitli girişimlerde bulunmuşlar fakat başarılı olamamışlardır.
NOT: İstanbul Hükümeti Anadolu’da sözünü dinletecek görevli bulamamıştır. Bu durum da Hükümet ile milletin düşüncelerinin ne kadar farklı olduğunu ortaya koymuştur.
Erzurum Kongresi'nin Sonuçları:
Kongrenin kararları tüm yurtta sevinçle karşılanmıştır.
İstanbul Hükümeti kongrenin meşru olmadığını ilan etmiştir.
İşgalci güçler, olayı geçici bir isyan hareketi olarak değerlendirmişlerdir.
Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)
     Kongrenin Amacı: ülke genelinde faaliyet gösteren milli cemiyetleri tek çatı altında birleştirmek, milli birlik be beraberliği sağlamak ve Temsil Heyeti’nin yetkilerini arttırmaktır.
     Kongre 38 temsilcinin katılımıyla başlamıştır. 11 Eylül’e kadar süren  kongre çalışmalarında iki önemli sorun göze çarpmıştır.
1.        Başkanlık sorunu: Rauf Bey’inde içinde bulunduğu bir grubun üyelerinin M. Kemal’i başkan seçtirmek istememeleri
2.        Mandaterlik sorunu: Bazı delegelerin ABD mandaterliğini savunmaları ve bunun tek yol olduğunu savunmaları.
Sivas Kongresi’nde Alınan Kararlar
Erzurum Kongresinde alınan kararlar aynen kabul edilmiştir.
Mondros Ateşkesi ile belirlenen sınırlarımız ayrılmaz bir bütündür.
Milli gücü etken, milli iradeyi hakim kılmak esastır.
Her türlü işgale karşı hep birlikte karşı konulacaktır.
Osmanlı hükümeti görevini yapamadığı takdirde hilafet ve saltanatın, vatan ve milletin korunması için korunması için her türlü tedbir alınmıştır.
Osmanlı Mebusan Meclisi derhal toplanmalıdır.
Tüm yararlı cemiyetler tek bir çatı altında birleştirilmiştir (Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti)
Temsil Heyeti yurdun bütününü temsil eder.
Sivas Kongresi’nin Önemi ve  Sonuçları:
1.Sivas Kongresi, dağınık bir durumda olan ve birbirinden habersiz çalışan savunma kuruluşlarını birleştirmiş; Anadolu ve Trakya’daki cemiyetleri bir çatı altında toplamıştır. (Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti)
2.Sivas Kongresi, Anadolu’daki milli hareketle İstanbul Hükümeti arasında bir kuvvet dengesi sağlamıştır. Anadolu’nun milli kuruluşlarıyla birlikte sivil ve askeri makamlar, ancak Sivas Kongresi’nden sonra başvuracakları bir makam bulabilmişlerdir.
Sivas Kongresi, almış olduğu kararlar açısından ihtilalci bir karakter taşımaktadır.
3.
Ayrıca, İstanbul Hükümeti’nin kabul ettiği Mondros Ateşkes Anlaşması’nın uygulama şeklini reddederek işgallere karşı koyulacağını belirtilmiştir.
4. M. Kemal, Temsil Kurulu başkanı sıfatı ile Anadolu’daki tüm vilayetlerin İstanbul ile bağlantılarını kesmelerini  istemiştir. 22 gün süren  protesto sonucu  ve Anadolu’da gelişen milli hareketlerin etkisi sonucunda, Damat Ferit Paşa istifa etmek zorunda kalmış; yerine Ali Rıza Paşa Hükümeti kurulmuştur. Milliyetçi kimlik taşıyan bu kabinenin İstanbul’da iş başına geçmesi, Mustafa Kemal ve Milli Mücadele için kazanılan ilk zaferdir. Temsil Heyetinin İstanbul Hükümetine karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.
5.Toplanışı ve kararları bakımından ulusaldır.
6.Türk ulusu adına söz söyleme yetkisi Temsil Heyeti’ne verilmiştir.
7.Tüm yararlı cemiyetlerin birleştirilmiş olması Kurtuluş Savaşı’nı tek elden yürütmek, bütünlüğü ve beraberliği sağlamak amacı taşımaktadır.
8.İrade-i Milliye adlı bir gazete çıkarılarak halka doğru haber aktarmak amaçlanmıştır.
9.Sivas Kongresi TBMM’nin ilk provası niteliğindedir.
Kongre à TBMM         Temsil Heyeti à Hükümet
10.Ankara’da bulunan Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, Batı Anadolu Milli Kuvvetler Genel Komutanlığı’na atandı. İlk kez yürütme yetkisi kullanılmıştır.
11. Kurtuluş Savaşı bütün vatana yayılmış, millete mal edilmiştir.
12.Sivas Kongresi, seçimle gelen delegelerden oluşmuştur.
13.En çok tartışılan konu manda ve himaye olmuş, fakat kesin olarak reddedilmiştir.
14.Misak-i Milli'nin esasları belirlenmiştir.
15.Temsil Kurulu üye sayısı 15 olmuştur.
16.Milli Mücadele, teşkilatını ve liderini bulmuştur.Mustafa Kemal’in güç ve otoritesi artmış milli bir lider olarak ortaya çıkmıştır.
--Sivas’ta Kongre toplanması kararını Mustafa Kemal ne zaman duyurmuştur?Amasya Genelgesinde
--Ülke Genelindeki milli cemiyetler Sivas Kongresinde hangi isim altında birleştirildi?Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti”
--Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti” adıyla ne zaman birleştirildi?Sivas Kongresinde
--Sivas Kongresinde alınan başlıca kararlar nelerdir?1-Ülke genelindeki milli cemiyetler “ Anadolu ve Rumeli müdafaa-i hukuk cemiyeti” adıyla birleştirildi.
2-Manda ve Himaye fikri kesin olarak reddedildi.
3-İrade-i Milliye adıyla bir gazete çıkarıldı.
4-Ali Fuat Cebe soy  Batı Anadolu Kuva-yi Milliye komutanlığına atanmıştır.
5-Meclisin açılması bir kez daha istendi.
--Sivas Kongresi ile Erzurum Kongresi arasındaki fark nedir?Erzurum’un aksine Sivas Kongresi tüm ülkeyi ilgilendiren bir kongre  olmuştur.
--Sivas Kongresinden sonra İstanbul Hükümetinde ne gibi bir değişiklik olmuştur?Bu kongreden sonra padişah Anadolu ile uyumlu olmak için Damat Ferit’i görevden aldı.
Damat Ferit’in yerine vatansever Ali Rıza Paşa başbakan oldu.
Birinci (28 Haziran 1919) ve İkinci Balıkesir Kongreleri ( 26-31 Temmuz 1919)
Batı Cephesi'nde Yunanlar'a karşı mücadele eden Kuva-yı Milliye'nin örgütlenmesi, sevk ve idaresi ile ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılmıştır.
Kongre, Hareket-i Milliye Redd-i İlhak adı altında toplanmıştır.
Kongrede Alınan Kararlar:
1. Yunanlar'ın işgali devam ettikçe seferberlik sürecektir.
2. Herkes askerlik göreviyle yükümlüdür.
3. Askerden kaçanlar yakalanınca ya yurt dışına sürgüne gönderilecek ya da Yunanistan'a teslim edilecektir.
4. Hareketi tek elden yönetmek için Merkez Heyeti kurulacaktır.
Balıkesir Kongrelerinin Önemi:
Balıkesir Kongresi'nde işgalci güçlere telgraflar çekilmiştir.
Kongre, padişaha bağlılığını bildirmiştir.
Kongre, Sivas'a delege göndermekte çekingen davranmıştır.
Kongre bağımsız hareket etmiştir.
Alaşehir Kongresi (16-25 Ağustos 1919)
Balıkesir Kongresi kararlarını pekiştirmek, düzenli askeri örgütü geliştirmek amacıyla toplanmıştır.
Kongrede Alınan Kararlar:
1. Yunanlar'a karşı mücadele devam edecektir.
2. Asker ve silah ihtiyacı karşılanacaktır.
3. Yunanlar'a karşı gerekirse İtilaf Devletleri'nden yardım istenecektir.
Alaşehir Kongresi'nin Önemi:
Kongre, İstanbul Hükümeti'ne karşı çıkmıştır.
Kongre, Sivas'a sembolik olarak katılma kararı almıştır.
Kongre bağımsız hareket etmiştir.
Balıkesir ve Alaşehir kongreleri Sivas Kongresi'nde örgütlenmeyi kolaylaştırmıştır.
Genelge ve kongrelerle ilgili uyarılar.
•   Milli mücadeleyi yürüten kadronun işgaller karşısında protesto gösterilerinin düzenlemesine önem vermesi, "gösterilerin halk üzerinde birleştirici bir etki bırakmasının hedeflendiği" yargısıyla açıklanabilir.
•   Amasya Genelgesi'nde, "Ulusun geleceğini ulusun azim ve kararı belirleyecektir" hükmüne yer verilmesi, evrensel değerlere dayanarak "demokratik yönetime" geçmenin hedeflendiğini gösterir
•   Amasya Genelgesi'nde Kurtuluş Savaşı'nın amaç, gerekçe ve yönteminin belirtilmesi, "genelgenin yeni Türk devletinin kurulmasını sağlayan temel bir belge olduğu" yargısını doğrular.
•   Kurtuluş Savaşı sürecinde, milli egemenliğin koşulsuz olarak gerçekleştirilmesi kararı alınırken, ulus egemenliği ile çelişen kararların da alınması, "ulusal birliğin sağlanmasına ve bağımsızlık savaşının kazanılmasına öncelik verildiği" yargısıyla açıklanabilir
•   Amasya Genelgesi'nde "yurdun bütünlüğü ve milletin geleceği tehlikededir" hükmüne yer verilmesi, Kurtuluş Savaşı'nın "gerekçesinin" hazırlanmaya çalışıldığını gösterir
•   Sivas Kongresi'nde, milli mücadeleyi yürütmek üzere Temsilciler Heyeti'nin kurulması, Anadolu Hareketi'nin kendi "hükümetini" kurduğunun bir göstergesidir
•   Kongrelerde, Mebusan Meclisi'nin derhal toplanarak hükümet çalışmalarını denetlemesi gerektiğinin kararlaştırılması, Kurtuluş Savaşı'nı yürüten kadronun "ulus iradesiyle birlikte hareket etmeye" önem verdiğini gösterir
•   Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adına karar alabilen Temsilciler Kurulu'nun başına M. Kemal'in getirilmesi, "M. Kemal'in, ulusal mücadelenin önderi haline gelerek, savaşı tek elden yönetme imkanına kavuştuğunu" gösterir.
•   Balıkesir Kongresi'nde Batı Cephesi'nin kurulmasının kararlaştırılması, "silahlı direnişi destekleme eğiliminin" Anadolu'da giderek arttığının bir göstergesidir
•   Erzurum Kongresi kararlarında, "Milli iradeyi hakim kılmak esastır." hükmüne yer verilmesi, "ulus egemenliğine dayalı demokratik bir düzenin kurulacağına koşulsuz olarak karar verildiğini" gösterir.
•   Erzurum ve Sivas kongrelerinde "mandater yönetim" fikrinin reddedilmesi, "ulusal bağımsızlık" düşüncesinin milli mücadeleyi yürüten kadro tarafından koşulsuz olarak benimsendiğini gösterir.
•   Erzurum Kongresi mahalli hedeflerle toplanmasına rağmen ulusal kararların da alınması, "Amasya Genelgesi ilkelerinin kongre üyeleri tarafından benimsendiğini"gösterir.
•   Sivas Kongresi'ne katılacak delegelerin Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri veya belediyeler tarafından seçilmesinin istenmesi, "ulusun kaderini belirleyecek kararların bağımsızlık yanlısı kişiler tarafından alınmasına çalışıldığı" yargısıyla açıklanabilir
•   Kuva-i Milliye'yi tek merkeze bağlamak üzere Ali Fuat Paşa'nın Batı Cephesi komutanlığına atanması, Temsilciler Kurulu'nun bir "hükümet" gibi hareket ettiğini gösterir.
•   Erzurum Kongresi'nin ulusal sınırlarla ilgili kararının Misak-ı Milli'de de yer alması, Kongre kararlarının "ulusal hedefler" haline getirildiğini gösterir
•   Kurtuluş Savaşı sürecinde farklı görüşteki kişilerin aynı kongre veya meclis çatısı altında toplanarak birlikte hareket etmesi, "bağımsızlık düşüncesinin birleştirici bir etki bıraktığı ve savaşın kazanılmasına öncelik verildiğini" gösterir
•   Sivas Kongresi'nden sonra İstanbul'da hükümet değişikliği yapılması ve yeni yönetimin Temsilciler Heyeti ile görüşerek Mebusan Meclisi'nin toplanmasını kabul etmesi, "Anadolu hareketinin siyasal gücünün artması" temel alınarak açıklanabilir
•   Erzurum ve Sivas kongrelerinde bağımsızlık ve milli egemenlik ilkeleri doğrultusunda "ulusal kararların" alınması, "bir meclis gibi hareket edildiğini" gösterir.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder