23 Nisan 2011 Cumartesi

SAİT FAİK ABASIYANIK’IN HAYATI (1906-1954)

SAİT FAİK ABASIYANIK’IN HAYATI (1906-1954)

23 Kasım 1906’da Adapazarı’nda doğdu. İlköğrenimini doğduğu kentte, Rehber-Terakki adlı özel okulda yaptıktan sonra, iki yıl Adapazarı İdaresi’ne devam etti. İstanbul Erkek Lisesi’ne giden Sait Faik, orta öğrenimini 1928 yılında Bursa Erkek Lisesi’ni tamamladı. Asıl adı Mehmet Sait’tir. Soyadları aslında “Abasızoğulları” olduğu halde soyadı yasasının çıkışından sonra Sait Faik’in isteği üzerine Abasıyanık’a çevrilmiştir.

Sait Faik Abasıyanık kendi ifadesiyle, liseyi “heyamola ile” bitirdikten sonra fakülteyi terk ederek, Fransa’nın Grenople kendine giderek edebiyat öğrenimi yapmaya başlamıştır. Üç yıl süren bu öğrencilik döneminde Sait Faik Paris, Strassburg, Lion, ve Marsilya arasında yolculuk yapmış, yaz aylarında da İstanbul’a gelmiştir. Bu avare öğrencilik yıllarında içkiye başlamış, Fransa’da içine girdiği bohem hayatı onun kişiliğinde ve sanatında önemli bir rol oynamıştır.

1933 yılında babasının isteği üzerine İstanbul’a dönen Sait Faik, Yağ İskele’sinde babasının bir arkadaşıyla ortak bir ticaret evi açmış, ancak burasının iflası ile ticareti bir daha dönmemek üzere terketmiştir. Daha sonra bir süre Halıcıoğlu Ermeni Yetim Lisesi’nde Türkçe grup dersleri öğretmenliği yapmış, kısa sürede bu işi de bırakıp gazeteciliğe başlamış ve adliye muhabirliği yapmıştır. 1939 yılında babasını yitiren Sait Faik, 1943 yılında gazeteciliği de terk ederek kendini salt yazmaya vermiş, gönlünce, avare bir yaşam sürmüş, Burgaz Ada’ya yerleşerek çok sevdiği balıkçıların, gündelik ekmeklerinin peşinde koşan küçük insanların arasında yaşamıştır.

Hiç evlenmeyen Sait Faik, 1946 yılında  “siroz” hastalığına yakalanmış, doktorların uyarısı üzerine 1953 yılına kadar içkiyi bırakmış, ancak 1953 yılında Burgaz Ada’dan bıkarak nakletmiş ve bohem yaşamına dönmüştür.

5 mayıs 1954’de, sirozun az görülen “ihtilatlarından “özofaş kanaması” geçirerek Marmara Kliniği’ne  kaldırılmış, ancak kanama bir türlü durdurulamayınca 11 Mayıs günü  saat 02.35’de yaşamını yitirmiştir. Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verilen Sait Faik’in annesi, oğlunun ölümünden sonra, her yıl önceki yılın en başarılı öykü kitabına verilmek üzere onun adına, hala süren bir ödül kurmuştur.


YAZININ YAŞAMI

Yazın/ sanatla ilgili daha lise yıllarında başlayan Sait Faik yazmaya şiirle girmiş, ilk ürünlerini Meşale dergisine göndermiş, yazarın ölümünden sonra Yaşar Nabi Nayır bunları varlık dergisinde yayımlamıştır. Bu arada öykü de yazmaya başlayan Sait Faik, kendisini bu yolda teşvik eden Kenan Hulusi Koray’ın aracılığıyla “uçurtma” adlı ilk yazısını Milliyet gazetesinin sanat sayfasında yayımlamıştır. (9 aralık 1929). “İpekli Mendil” adlı ilk öyküyü 15 Nisan 1934 tarihli Varlık dergisinin 19’ncu sayısında çıkan Sait Faik, o yılların birbiri ardına batıp çıkan dergilerinde, gazetelerin eklerinde öykü ve yazılar yayımlamış, ilk kitabını da 1936’da çıkarmıştır: Semaver. 1939 yılımda yayımladığı Şahmerdan’daki “Çeşme” adlı öyküsü için “Örf İdare Mahkemesi” dava açmış, 1944 yılında yayımladığı Medar-ı Maişet Motoru adlı ilk romanı toplatılmış (ikinci baskı Bir Takım İnsanlar adıyla yapılmıştır.

Simenon’un Yaşamak Hırsı adlı romanını Türkçe’ye çeviren Sait Faik’in öyküleri Sabri Esat Siyavuşgil tarafından Un Point Sur La Carte adıyla Fransızca’ya çevirerek (1954) Milli Eğitim Bakanlığı’nca Hollanda da yayımlanmıştır.

Alangu Sait Faik’in üç kez öykü yazmaya ara verdiğini, yazıdan soğuduğunu belirtmektedir: 1-1939’da babasının ölümü, 2-1944’te Medar-ı  Maişet Motoru’nun toplatılması, 3-1946’da siroz teşhisi konması üzerine.  

YAPITLAR
Semaver (1936), Sarnıç (1939), Şahmerdan (1940), Medar-ı Maişet motoru Roman-1944), Lüzumsuz Adam (1948), Mahalle Kahvesi (1950), Havada Bulut (1951), Kumpanya (1951), Havuzbaşı (1952), Son Kuşlar (1952), Kayıp Aranıyor (Roman-1953), Şimdi Sevişme Vakti ( Şiir-1953), Alemdağ’da Var Bir Yılan (1954), Az Şekerli (1954), Tüneldeki Çocuk (Öyküler/röportajlar-1955), Mahkeme Kapısı (Adliye röportajları 1956), Balıkçının Ölümü/Yaşasın Edebiyat (1977, Der, M. Uyguner), Açıkhava Oteli/ Konuşmalar- Mektuplar (1980, Der. M Uyguner) , Müthiş Bir Tren (1981 Der. M. Uyguner), Sevgiliye Mektuplar (1987, Der.M. Uyguner), Bitmemiş Senfoni (1989, Der. M. Uyguner)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder